Bu kitabı anlamak için doğu ve batı Almanya konusuna da biraz hakim olmak lazım bence.
Batının kapitalizmi, umudu, Abd tarafından sağlanan ekonomik gücünü; Doğu özdeğerlerini satmak olarak görüyor. Kendisinin batıdan daha üstün olduğuna, çünkü çok daha köklü ve yüce bir tarafta durduğuna inanıyor. Sanat, özellikle klasik müzik (alman ve Rus olanlar tabii) onlar için büyük bir değer. Kitapta da şiir ve müzik sık sık geçiyor ki sanırım en beğendiğim yanı bu oldu.
Şimdi bu bağlamda bakınca, Hans’ın yaş olarak katharina dan 34 yaş büyük olması bence Doğu’nun kibirine bir atıf olsa gerek. 15 yaş büyük olması anlamamız için yeterli olabilirdi ama 34…
Hans ömrünün tamamını Doğu Almanya da geçirmiş dolayısıyla ne yaşandığını, tarihi, geçmişi, sanatı, her şeyi katharina’dan daha iyi biliyor.
Kıza aşık olmaya, onu kabul etmeye dünden hazır. Hatta kız tamamen onun olsun istiyor ama tek bir koşul var: sonsuz sadakat ve isteklerine sonuna kadar uyulması.
Kız reşitlerinin baştan çıkarmalarına kanmamalı, gözü dışarılarda olmamalı, her şeyi adamdan öğrenmeli.
Üstelik kız güvenilmez, şaibeli, cahil ve toy. Eğitilmesi ve dizginlenmesi gerek, adamdan başka bir dünyanın farkına varmasının cezalandırılması gerek. Günahlarından arınırsa adamın olabilir. Üstelik adamın ona öğrettiği şeyler bile bir lütuf. Klasik müziği İzin verilirse dinleyebilir mesela.
Bu da Doğu’nun hayalindeki birleşme hali.
Saplantılı, manyak manyak fantezileri var, kontrolcü,bencil. Ama kız bunları görmüyor.
Bu da bir neslin sosyalizm ve stasi ile yaşamaya ne kadar alıştığını gösteriyor. Duvar bir gecede inşa edilirken karşıya geçmeye çalışan binlerin öldürüldüğü, her 50 kişiden birinin muhbir olduğu, insanların kendi eşlerine bile güvenip düşüncelerini ifade edemediği, beatles dinlemenin bile yasak olduğu bir