Erkeği, kendisine layık güzelliğe sahip bir kadının kollarında, başka her kadınınkinde olacağından daha fazla haz bulacağına inandıran, ya da hatta, sadece belli bir bireye yönelmiş olan, onu, bu bireye sahip olunması durumunda, olağanüstü, büyük bir zevk elde edeceğine kesinlikle inandıran şehvet, zevk dolu bir sanı, bir vehimdir bu. Erkek de, aslında her şey sadece türün kuralına uygun tipin korunup ayakta tutulması ya da sadece bu anne babadan gelebilecek olan belirli bir bireyin varlığa kavuşması uğruna gerçekleştiği halde, kendi haz ve zevki için çabaladığı, fedakârlıklar yaptığı vehmine kapılır; burada içgüdünün karakteri en bütünsel haliyle, yani bir amaç kavramına yönelik bir eylem olarak besbelli ortadadır, ama gene de bu amaç kavramından yoksun halde karşımıza çıkar; öyle ki söz konusu vehmin sürüklediği kimse, onu bir başına yönlendiren amaçtan, (yeni bir birey) üretme amacından, çoğu zaman iğrenir bile ve onu engellemek ister; anlayacağınız, hemen hemen evlilik dışı bütün aşklarda durum budur.