Özge Yücel

Ne kadar bilgili olursa olsun bir roman yazmak için insana büyük bir dert lazımdı. Evde esaslı bir derdi olan tek kişi belki de bendim.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Reklam
Mutluluğun hep başka evlerde yaşandığını sanıyordum o vakitler….
Duygularımı samimi bir iletişim biçimiyle samimi şekilde ifade etmenin peşinde olursam, yalanların ve samimiyetsizliğin üzerine kurulmuş her şey benden uzaklaşır. Sahip olmadığım duygulara sahipmişim gibi yaptığım bir ilişki istemem artık ya da hissettiklerimi bastırmam. Dürüstlüğü dışarıda bırakan sevgi, sevgi adını hak etmez.
Samimi bir anlama isteği kolayca fark edilir, çünkü sahteliğe izin vermez.
Çocukluğumuzda bastırılmış (baskılanmış ya da bağları koparılmış) ancak bedenlerimizdeki hücrelere sinmiş duyguların başında korku gelir. Dövülen bir çocuk, sürekli yeni darbelerden korkmalıdır ancak zulüm gördüğü gerçeğiyle yaşayamaz. Bu gerçeği bastırması gerekir. Aynı şekilde, ihmal edilen bir çocuk, tamamıyla terk edilme korkusuyla, kendi açısını ifade etmeyi bırakın, bilinçli olarak yaşayamaz bile. Böylece çocuk gerçek olmayan, güzel gösterilen, hayali bir dünyaya hapsolur kalır. O dünya ayakta kalmasını sağlar.
Reklam