Ben Bir Gürgen Dalıyım, bir ağacın hikâyesi üzerinden insanın hayat yolculuğunu, değişimi ve kaderi düşündüren etkileyici bir eserdi. Kitabı okurken hayatın her zaman planladığımız gibi ilerlemediğini, bazen kayıp gibi görünen şeylerin zamanla bir kazanca, kazanç gibi görünenlerin ise bir pişmanlığa dönüşebileceğini hissettim. Bu nedenle kitap bana şu düşünceyi hatırlattı: ‘Hayat, neyi kayıp neyi kazanç olarak göreceğimizi hemen göstermeyen uzun bir yolculuktur; bu yüzden bugünün kesin yargıları yarının pişmanlığı ya da şükrü olabilir.’ En çok da her şeyi kontrol edemeyeceğimizi, bazı şeyleri kabullenmenin ve yalnızca varılacak yere değil, yolculuğun kendisine de değer vermenin önemini düşündürdü. Sade diliyle derin anlamlar taşıyan, okuduktan sonra insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlayan bir kitaptı.