Dışarıda bir sürü insan zulüm görüyor. Onlar acı çekerken diğerleri de onlara acıyıp merhamet ediyor ancak içlerindeki tarifsiz huzurluzluğun aslında tüm bu zulümler karşısında susmaktan kaynaklandığını bilmiyorlar. Son zamanlarda huzur, insanların hayatında kısa ve geçici anlara tekabül ediyor; huzursuzluk ise hayatımızın büyük bir parçası haline geliyor. Bu kitabı okurken işte bu gerçekle yüzleşiyorsunuz. Anlatılanların gerçek hayatla kesişmesi, gündeme benzerliği, anlatılan hikayelerin dehşeti beni derinden etkiledi. Yazarın akıcı üslubu ve olayların heyecanı kitabı tek nefeste okumak istemenizi sağlıyor ancak çarpıcı olaylar ise onları sindirmek için biraz dinlenmenizi de gerektiriyor. İnsanoğlunun içlerindeki canavarı dinin gerekliliği gibi gösterip birbirlerini öldürmeleri, hep beraber barış içinde bu güzel dünyada yaşamak varken vahşeti, şiddeti, kanı seçmeleri gerçekten beni dehşete düşürüyor ve insanlara karşı güvensiz hissettiriyor. Kitap kesinlikle okunup din, dil, ırk, mezhep farklılığının insanları kutuplaştırması sonucu acı çeken insanların hayatının bir parçasına şahip olunması gerek.