yorgunum. yorgunluk öyle güzelmiş ki... iş yapan yorulurmuş. bir taşı bir taşın üstüne koyan. üstünü başını, kalbini gönlünü yıkayıp yuyan yorulurmuş. iyi insanlar kendilerini hep yorgun hissederlermiş
Hayat da aslında okul gibi kolaydı, başladığın şey göz açıp kapayıncaya kadar bitiyordu. Aslında iş gözde bitiyordu. İnsan nasıl göz açıp kapayacağını, neye göz açıp neye göz yumacağını bildiğinde iş de bitiyordu, bitmez denen şey de bitiyordu.
Gider mi dünya hiç, dünya durduğu yerde dönüyor.
Ona bakınca baş dönüyor gönül bulanıyor.
Akıl duman alıyor, tütün çiğniyor, damarlarına zehri buyur ediyor.
Kendinden düşüyor, kendinden kaçıyor ama hep kendine çarpıyor.
Adını başka adlarla birlikte bir ormanın yangınına katıyor.
Ne gelir ondan geriye hevesle bakıyor.
Güz geride kalınca yaşadığın kış oluyor.