özgeestyle

özgeestyle
@ozgeestyle
Blogger, Book, Lifestyle
Puan vermedi·432 syf.··
2020 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 04:19
PATASANA / Kitap Yorumu Benim okuduğum ilk Ahmet Ümit macerası. Kitap, tarihin toprak altında sıkışmış taş tabletlerini anlatıp bulmak üzerine kurulmuş. Eğer polisiye kitaplarına ve tarihe ilginiz varsa eminim çok seveceksiniz. Kitap tarihin en eski yerleşim yeri Mezopotamya da Fırat nehri etrafında yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında, ortaya çıkarılan 28 tablet ve bu tabletlerin çıkmasına kadar geçen sürede kazı bölgesinde yaşanan cinayetleri ele alıyor. Ve kitap Gaziantep bölgesinde geçiyor. Bu yüzden çok sevdim diyebilirim. Kitapta Antep’in yöresel yemekleri havada uçuşuyor. Gittiğim gördüğüm mekanlardan bahsetmesi çok ilgimi çekti:) Kitapta iki konunun işlendiğini görüyoruz. İlk olarak günümüz arkeologların, Fırat'ta bu tabletleri çıkarma aşamalarını ruh hallerini okuyoruz. İkinci olarak da, Patasana'nın yazdığı tabletlerin gizemini çözüyoruz. . İki konuda da okuyucuyu sıkmamak adına Ahmet Ümit ardı ardına bölümler halinde anlatıyor olayları. Bu da, okuyucunun, kitaba dair merakını oldukça cezbediyor. . Bu arada Patasana (yazman demek) Düşünsenize 2700 yıl önce yazılmış ve kimsenin okumadıgı tabletleri bulup okuyorsun. Ve şunu düşündüm bizim söylediğimiz yada hayat hikayemiz 2700 yıl sonra ilgi çekebilir miydi? Patasana bu konuda gerçek yazman ki insanı heyecanlandırıyor. Patasana yaptığı tüm hataların başkaları tarafından da yapılmasın istemediği için tüm bu yaşadıklarını gizli bir sekilde tabletlere yazıp, bir bölmede gizler. . Ve patasana bize şöyle der: Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım iyi bir insansındır. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur. Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar
PatasanaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201929,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
“Çizgili pijamalı çocuk” kitabını sanırım bilmeyen yoktur.. . Ben ters başlayıp ilk filmini izledim Kitap 2.dünya savaşı sırasında Nazi-Yahudi çatışmasını anlatıyor, Küçük bir çocuğun gözünden okuyorsunuz yaşanılanları.. bütün acı ve düşmanlığı 9 yaşındaki çocuğun yolundan görüyorsunuz, ama ne film ne kitap 9 yaşındakiler için. Açıkcası beni ağlattı Bruno ile Shmuel’in dostluğu.. İki farklı hayat, biri bahçesinde ki salıncakta sallanır çocukluğunu yaşar biri kamplarda yaşar hayatın acımasızlığına çocukken şahit olur. Sonu oldukça etkili ve üzücü bitiyor.. etkisinden çıkılamayacak bir kitap.. filmi de keza öyle.. . İşte hayat bazen insanı çizgili pijama giydirerek ayrıştırıyor! Ve sen bu zulüm için çabalıyorsun destek oluyorsun ve cezasını çocuğunla ödüyorsun! . Etkileneceğinize eminim.. Sevgiyle kalalım. . . .
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
10/10
·393 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
İnsanın içine ilmek ilmek işleyen, her olay örgüsünde bir İstanbul’lu olarak acaba ben Piraye olsam burda napardım diye düşüneceğiniz, aşırı etkileyici bir kitap tavsiyesi bırakmak istedim. Kitap , Doğu Batı sentezini anlatıyor. İstanbul’lu Diş hekimliği öğrencisi Piraye’nin her sorun karşısında başı dimdik her zorluğun nasıl üstesinden geldiğine bizzat kendinizi onun yerine koyarak şahit oluyorsunuz. Ahh Piraye ! Sen ne güçlü bir kadınsın. Bu kitap bakış açınızı değiştirecektir. Bitirdikten sonra boşluğa düşmüş gibi hissediyorsunuz. Mutlaka okunacaklar listesine girmeli “Diyarbakır… Dar bir eşikten geçip geldim sana. Huzurundayım. Hoşgörü kapını açık tut. Bil ki direnmem sana değildi. Altın tepside sunulan acı şerbetti beni ürküten. Devrimci ruha sahip Piraye'nin İstanbul'dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu'nun en ücra köşelerine bile koşa koşa gidecek yüreğe sahipti o. Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak. Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı, yüzü insana dönük; ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız... Anlamaya çalış onu. Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseyeceksin ya da irinleşecek derinliklerinde. Sancılı kıvranışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka diyarlara savrulup gidecek. Onun sende kalmasını sağla. Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Anlı şanlı Diyarbakır, bir Piraye'yi barındıramadı, dedirtme kendine.” Sevgiyle kalın
PirayeCanan Tan · Doğan Kitap · 201650,4bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2020 7. kitabı
Yüzyıllardır iç içe yaşamış kaynaşmış iki toplum; İnançlarının, yemeklerinin, kültürlerinin farklılıklarına rağmen, anlayışla, hoşgörüyle, aynı coğrafyayı paylaşan ve gönül bağları olan Türkler ve Rumlar... Bu kitabı okurken buram buram anlıyor ve hissediyorsunuz ki, Coğrafya Kaderdir! . Kitap Kurtuluş Savaşı Döneminde ki olayları anlatıyor. O dönemin şartlarını, meydana getirdikleri olumsuz olayları, Kısacası Mübadele dönemini... . Türk Yunan Devletleri arasında Lozan Antlaşması öncesinde yapılan Mübadele Antlaşmasıyla tek gecede herşey değişiyor Ve bu zulmün ve bu sıkıntıların en büyük baş kahramanı Tacettin ve Patricia! Anadolu ve Yunan halkı arasındaki zorunlu göçler başlıyor ve asla insani olmayan zor koşullarda tek gecede evlerini ocaklarını vatan bildikleri toplarını terk ediyorlar. Geriye ne mi kalıyor? Eşini ve çocuğunu kaybetmiş yıkık çaresiz bir kor... . Ahh Tacettin Ah! Umutsuz aşkının hasretine tutsak olmak, sızılı bir mutluluk yaratıyordu onun içinde. Acı çekmekten şikayetçi değildi, o acının sayesinde ayakta durduğunu ve hayata tutunabildiğini hissediyordu. Ve Mübadele şartları öyle zor ve sızılı ki, denize atılan çocuklar mı dersiniz? Yoksa ölüp kalmış insanlar mı? Yada karantinalar mı? Kitapta buram buram Aşk, Hasret ve sonsuz sevgiyi hissedeceksiniz. Ve kitabın sonlarında ağlamamak elde değil. Yürek burkan göz yaşartan bu güzel temiz aşk kitabını okuyun isterim. sevgiyle
HasretCanan Tan · Doğan Kitap · 20198,4bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2020 5. kitabı
-Okuduğum ilk Albert Camus romanı. Gerçekten her şeye yabancı bir adamın hikayesini anlatıyor. Toplumun dayattığı davranış ve düşünce kalıplarına uymayan insanın ötekileştirilmesini , modern dünya insanının duygu yoksunluğuna dikkat çeken etkileyici düşündürücü bir kitap... öyle ki bazı yerlerin altını çize çize okuyorsun. . -“İnsan daha ölüm düşüncesine alışmadan cenaze arabasının peşine takılmak zorunda kalır.” . Kitapta Mersault'un üşengeçliği, umursamazlığı ilk başlarda insanın sinirini bozsada sonrasında empati yapabiliyorsun. Eğer sizi etkileyecek ve felsefik olarak düşündüren kitaplardan hoşlanıyorsanız Yabancı'ya bir şans verin derim.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,1bin okunma
Reklam