Finlandiyalılar, “Okul bizim en büyük zenginliğimizdir. Sizin Ural ve Sibirya madenleriniz bizde yoktur. Doğa bize karşı cimri davranmıştır. Bütün bu eksiklikleri emeğimizle telafi etmemiz gerekir. Halkımızdan verebilecekleri her şeyi istemek zorundayız. Fabrikalarda İngiliz çeliği işlenerek nasıl şekillendiriliyorsa, bizler de okullarda gençlerimizi öyle şekillendiririz. Eğitim sayesinde burada, taş ve bataklıklar arasında, Rus halkının henüz uzak olduğu gayet güzel bir yaşam yarattık. Elimizden eğitimi alırsanız mayasız bir hamur gibi çökeriz” der.
Devletin gücü ve zayıflığı, halkın gelişimi veya geri kalması sadece yöneticinin erdemine ya da kabiliyetsizliğine bağlı değildir.Yönetici nasıl biri olursa olsun, iyi veya kötü, kahraman veya zalim her zaman temsil ettiği halkın resmidir. Onun ruhunun yansımasıdır. Yönetici, halk kitlelerinin eseridir. Kendi halkı nasılsa, o da daima öyledir. Dolayısıyla, her halkın hak ettiği iktidara ve yöneticilere sahip olduğu öteden beri söylenegelmektedir. -Grigory Petrov, 1925
Bu kitap, nobel ödüllü Feynman’ın 1963’te Washington Üniversitesi’nde verdiği konferanstaki konuşmanın metni aslında. Yurttaş olarak bir bilim adamının düşüncelerini ve bakış açısını içeriyor. Dolayısıyla yazılı metin halinde olan bu konuşma, vurgu ve mimikler olmadan ve özellikle çeviri olması bence anlaşılmasını zorlaştırmış. Orijinal hali ile konferansını dinlemek gerekirdi… Mümkünse ingilizcesini okumanızı tavsiye ederim.