“Hayattaki düzensizliklerin en önemli nedenlerinden biri, herkesin refaha kavuşmayı istemesi ancak hiç kimsenin hayatını düzene sokmak istememesidir.” Tolstoy
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Aydın olmak; güzel kıyafetler giymek, kolalanmış yaka takmak ve başında modern bir şapka taşımaktan ibaret değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk, sizleri okuduktan sonra iyi bir maaş almak, akşamları vaktinizi kahvehanelerde geçirmek, ve sözde okuma salonlarında iskambil ya da domino oynamak üzere yetiştirmemiştir. Bu durumda bir aydın değil zeki bir küfsünüz. Halkın zihnini, iradesini ve kudretini, halkın bilincini ve düşüncesini uyandıracak olan sizlersiniz. Halka -köylülere, işçilere, toplumun alt katmanlarına- daha iyi bir hayatı nasıl yaratacaklarını öğretin.
Halka nasıl çalışacağını öğretin. Yoksul ama sağlam evine nasıl şekil vereceğini öğretin. Kendisinin ve çocuklarının sağlığını nasıl koruyacağını gösterin. Mutlu bir aile hayatının nasıl olması, eşlerin birbirlerine nasıl davranmaları ve çocuklarını nasıl yetiştirmeleri gerektiğini onlara öğretin.
Halkı dakik olmaya, düzene ve disipline alıştırın. Halkın bilincini geliştirin. Düzeni takdir etmesini, kendisinin ve başkasının haklarına saygı duymasını telkin edin.
Aynı zamanda halka bu konularda iyi birer örnek olun.
Gerek yazdıklarınızda gerek konuşurken onlara terbiyeli olduğunuzu gösterin.
Finlandiya’mızın büyük bir aile olduğunu, ister yoksul bir orman işçisi ister dul bir çamaşırcı kadın olsun, her vatandaşın sizin kız ve erkek kardeşleriniz olduğunu unutmayın.
Onları terbiye etmek, çağdaş medeniyetler arasına katmak sizin görevinizdir.
Halkımızın cahilliğinin, kabalığının, ayyaşlığının, hastalığının ve yoksulluğunun, bütün bunların sizin utancınız, sizi suçunuz olduğunu aklınızdan çıkarmayın.”