Özgür Özen

Her Ülkeden Bir Kitap - 49 Azerbaycan
8/10
·288 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:09
Elçin Efendiyev; Azerbaycan edebiyatının en önemli kalemlerinden birisidir. Uzun dönem başbakan yardımcılığı yapmıştır. Babası İlyas Efendiyev de Azerbaycan’ın en önemli yazarları arasında yer alır. Ak Deve’ye bir mahalle romanı diyebiliriz. Romanın başkahramanı Aliekber ellili yaşlarda bir yazardır. 1984 yılında yazılan romanda Aliekber’in çocukluk anılarına şahit oluruz. Bakü’nün küçük bir mahallesinde her şey sakin bir şekilde ilerlerken İkinci Dünya Savaşı başlar. Mahallede silah ve top sesleri duyulmaz fakat savaşın etkisi tüm mahalleyi sarar. Erkekler tek tek savaşa gider ve mahalleye bir matem havası çöker. Hikaye çocukluk anılarına daha çok odaklanır. Temposu düşük ve ağır ilerleyen bir anlatıma sahip olsa da dönemin Bakü’sünü, mahalle yaşamını ve insanların sosyal ilişkilerini başarılı bir şekilde yansıtır. Savaşın cepheden uzakta yaşayan insanlar üzerindeki etkisini anlatan güçlü bir romandı.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000367 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·224 syf.··
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:19
Cengiz Aytmatov; Türk edebiyat dünyasının en önemli yazarlarından biridir. Eserlerinde ülkesi olan Kırgızistan’ın yerel motiflerini sıkça kullanır. Elveda Gülsarı romanında da yine kendi ülkesinden bir hikaye anlatır. 1963 yılında yazılan romanda; Kırgızistan’ın o dönemde SSCB yönetimi altında olduğunu, sosyalist bir yönetimle şekli ile yönetildiğini bilmekte fayda var. Gülsarı, hem görünüşü hem de binicisini sarsmayan koşu tekniği ile diğer atlar arasından ön plana çıkan bir attır. Sahibi Tanabay ile birlikte ikisi de yaşlanmıştır. Birlikte girdiği bir yolculukla başlayan hikaye Tanabay’ın geçmişe dönük hikayeleri ile devam eder. Tanabay’ın sosyalizme, partiye ve kolhoz sistemine bağlılığı hikayenin ön planda olan konusudur. Bir insan ile bir at arasındaki dostluk ve bağlılık üzerinden ilerleyen hikâye, satır aralarına ustalıkla yerleştirilen sistem eleştirisiyle derinleşir. Aytmatov, Türk dünyasının en önemli yazarlarından biri olsa da eserlerinde anlattığı coğrafya ve dönemin siyasi koşulları günümüz okuruna biraz uzak gelebilir. Bu nedenle kitabı daha iyi kavrayabilmek için sosyalizm ve kolhoz sistemi hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olmak faydalıdır. Aksi hâlde roman, yalnızca yaşlı bir at ile sahibinin hayat hikâyesi gibi okunabilir. Daha önce Cengiz Aytmatov okuduysanız bu kitabını da gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Eğer Aytmatov ile ilk kez tanışacaksanız ise Beyaz Gemi veya Toprak Ana ile başlamanın daha uygun olacağını düşünüyorum.
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Her Ülkeden Bir Kitap - 32 Kırgızistan
9/10
·136 syf.··
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 13:21
Türk coğrafyasının en önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov, bu eserinde savaşın ön cephesini değil, geride bıraktıklarını anlatıyor. Bütün olaylar, İkinci Dünya Savaşı sırasında, o yıllarda SSCB’ye bağlı olan Kırgız topraklarındaki bir köyde geçiyor. Eserin ana karakteri Tolgonay; hem savaşın kayıplarına tanıklık eden bir anne hem de toprakla iç içe yaşayan güçlü bir semboldür. Tüm derdini toprağa, yani Toprak Ana’ya anlatır. Biz de eser boyunca bu sohbetlere şahit oluruz. Birkaç kavram ve yer adı olmasa, bu hikâyenin Millî Mücadele döneminde herhangi bir Anadolu köyünde geçtiğini düşünebilirsiniz. Savaş, maalesef her coğrafyada benzer etkiler yaratıyor: ölüm, acı, yokluk, açlık ve niceleri… Cengiz Aytmatov’u ilk defa okudum ve çok beğendim. Diğer kitaplarını da en kısa sürede okuyacağım. Bu kitabı her yaştan okura tavsiye eder, herkese keyifli okumalar dilerim.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Her Ülkeden Bir Kitap - 48 Umman
9/10
·224 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 21:28
Her Ülkeden Bir Kitap okuma yolculuğumda bu sefer durağım Umman oldu. Yazarımız Jokha Alharthi; Dolunay Kadınları ile 2019 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanmış. Umman edebiyatından dilimize kazandırılmış başka bir yazar bulamadım. Hikaye üç kız kardeşin etrafında dönen yüz yılı aşkın bir anlatımı kapsıyor. Kitapta sürekli zaman atlamaları ve farklı karakter ile anlatmalar mevcut. Üç kız kardeşin yanında, eşleri, eşlerin akrabaları, çocukları hatta köleler de anlatıcı konumunda oluyor. Bu anlatım türüne ne kadar alışık olmasam da keyifle okuduğumu belirtmem gerek. Kitapta dini baskı yüzünden zulüm gören kadınları görmeyi beklerken; yazarımız, daha modern bir ülke görüntüsü çizmiş. Tam modern de diyemeyiz. Daha çok “gelenek ile modernlik arasında denge kurmaya çalışan bir toplum” görüntüsü verilmeye çalışılmış. Kitaba edebi açıdan bakarsak “Mozaik Roman” diyebiliriz. Ne kadar üç kız kardeşin başrolde olduğu bir kitap gibi gözükse de farklı karakterlerin de katılımıyla Umman’ın yüz yıllık bir portresi çizilmiş. Kitabı tavsiye ediyorum fakat şu an baskısı yok. Umarım en kısa zamanda tekrar basılır.
Dolunay KadınlarıJokha Alharthi · Timaş Yayınları · 2021463 okunma
Her Ülkeden Bir Kitap - İsrail
6/10
·152 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 13:49
İsrailli yazar Amos Oz, İsrail-Filistin gerilimine iki devletli çözümün ilk savunucularından biridir. İsrail-Filistin meselesini daha iyi anlayabilmek için çeşitli araştırmalar yapıyor, aynı zamanda her iki taraftan yazarların romanlarını okumaya çalışıyorum. Ancak tüm bu çabalara rağmen net bir sonuca ulaşamadım; hatta kafamın daha da karıştığını söyleyebilirim. Romanı, 12 yaşındaki Profi’nin gözünden okuyoruz. Hikâye, 1947 yılında İngiliz yönetimindeki Kudüs’te geçiyor. Sokağa çıkma yasakları vardır ve sokaklarda İngiliz askerleri devriye gezmektedir. Profi ve arkadaşları da çocuk akıllarıyla kurdukları gizli çeteleri aracılığıyla İngilizlere karşı mücadele etmeye çalışırlar. Kitap bittiğinde kendimi şu soruyu düşünürken buldum: “Zulüm gören bir halk nasıl olur da zamanla zalime dönüşebilir?” Romanın 1995 yılında yazılmış olduğunu da belirtmek gerekir. Yazar, İsrail-Filistin barışı için çaba göstermiş biri olmasına rağmen, bu eserde Yahudilerin yaşadığı acılar ve zorluklar ön planda tutulmuş. Romanın anlattığı dönem (1947-1948) açısından bu yaklaşımı anlaşılır bulsam da, eserin yazıldığı tarih olan 1995’i düşündüğümde başka hiçbir boyuta değinmemesi beni kitaptan bir miktar uzaklaştırdı.
Pusudaki PanterAmos Oz · Doğan Kitap · 2012116 okunma