Bize bir insan mektebi lâzım. Bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlâkî değeri olduğunu tanıtsın; hâyâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza
her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin.
Gençken felsefe kitabı okurken olduğu gibi başım dönüyor. Olmak, olmamak, sonsuzluk, derken birkaç sayfa sonra dağ yollarında at arabasıyla gezmişim gibi sersem olurdum. Şimdilik senden ayrılıyorum, salondaki o sevgili ve nefret edilesi kutunun önünde boş boş oturmaya gidiyorum.
Meşrutiyet bizde bir geçiş devridir. Onda köprü üstünde yapılan bir savaş seyrediyoruz; eskilerle yenilik isteyenlerin savaşı. İki taraf eşit kuvvetlere sahiptir.