Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başta bir deniz hikayesi okuyorum sandım ama adam resmen dünyayı o geminin içine sığdırmış. O kaptan, o garip mürettebat derken ne yapacağımı şaşırdım. Kitabın ismindeki numara bile acayip; İbranice 'Emet' yani hayat demekmiş, başındaki harf gidince 'Met' yani ölüm kalıyormuş. Gemi de aynen böyle; hem canlı gibi hem de içinde herkesin öldüğü bir tabut.Hayat da öyle. O gemi, bitmek bilmeyen rota ve döngü, insanların çürüyüp geminin bir parçası olması falan mükemmeldi. Bir yere vardıkları da yok, denizin ortasında sürekli bir döngü dönüp duruyor. Dili başta biraz yordu ama o karanlık havaya girince insanı resmen hapsediyor. Kitabı kapattım ama hala o geminin ambarındaymışım gibi bir ağırlık var üzerimde.
Okurken mutluluğu da yaşatıyor hüznü de, Mustafa Güzelgöz. Dikiş makinası stratejisi ile kadınları kitaba yönelten kıvrak zekasına hayran olmamak elde değil. Adam gidiyor tek tek köy dolaşıp ücretsiz kitap dağıtarak cehalete karşı savaş açıyor. Ama yanıbaşımızdaki aydınlanmaya savaş ilan etmiş kokuşmuş bürokrasiymiş asıl karanlık. Kitabın en güzel kısmı da bu coğrafyada gerçekten de böyle bir insanın yaşamasıdır.