Bazen düşünür ki, insanlar anasından ne Yahudi, ne Müslüman, ne Hıristiyan doğarlar. Buna Dimitro hayret eder. "Nasıl olur?" der. Fakat münakaşa açıldığı zaman, nasıl olur demez, der ki:
-Beni anam, doğduğum zaman Balat'taki havraya bıraksaydı, ben şimdi mis gibi bir Yahudi olurdum. Seni Mişon, anan doğduğun zaman Süleymaniye Camii'ne bıraksaydı, sen de şimdiye kadar müezzin olmuştun.
O zaman hayal meyal hissetmiştimki, yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır. Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim. Sonra fena ruhlu güzel yüzün de, insanı perişan eden, mahveden sihrini de inkar etmeyeceğim.
Mutlu sonla biten hikayeleri her zaman sevmişimdir. Galiba pek trajedi insanı değilim. Yazıldığı günden beri en çok okunan kitaplar arasındaydı. Ne yalan söyleyeyim ilk defa öylesine denk geldiğim bir yaz dizisinde adını duymuştum bu kitabın. Dizi o kadar saçmaydı ki kitaba sanki diziyle içerik olarak çok bağlantılıymış gibi bir ön yargıyla yaklaşmıştım. Sonrasında sürekli karşıma çıktı. Popüler kültür içerisinde Kürk Mantolu Madonna gibi sadece kahveyle Instagram'da fotoğrafı paylaşılan bi esere dönüşmüştü sanki. Bu da kitaba karşı ön yargımı daha da arttırdı. Sonrasında kitaptan bir kaç alıntıya denk geldim ve alıp okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum.
Konu olarak kısaca hayattaki tek gayesi 5 kızını nüfuslu adamlarla evlendirmek isteyen bir anneyle alaycı bir babanın kucağına doğmuş 5 kızdan biri olan cesur ,dikbaşlı Elizabeth'in soğuk, gururlu, dışarıdan bakınca biraz burnu havada olan Mr. Darcy ile gelişen ilişkisini anlatıyor. Böyle bahsedince önyargılarımı haklı çıkarırcasına boş bir yaz dizisi hikayesi anlatıyormuş gibi geliyor kulağa ama bundan çok daha fazlası.
Öncelikle dönem içerisinde kadınların ikinci sınıf vatandaş oluşu hikayenin tabanına güzelce oturtulmuş. Beş kızı olan ailemizin oğulları olmadığı için mirasın doğru düzgün tanımadıkları uzaktan akrabaları mr Collins e kalması ve ailenin zaten hakları olan mirası elde tutabilmek için mr collinsle Elizabeth'i evlendirmeye çalışması evliliklerin o dönem çıkar için yapıldığının ve kadınların zaten hakkı olanı almak için böyle şeylere mecbur bırakıldıklarının kanıtı. İçinde bulunduğu dönemin aksine Elizabeth hayatında böyle çıkarlar gütmeyen dikbaşlı ve cesur bir karakterdir. Babasının çok zengin, yakışıklı ve soylu Mr. Darcy ye rağmen "Seni hak etmediğini düşünseydim bu evliliğe asla müsaade
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma