Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Sıfır Noktasındaki Kadın işte öyle bir kitaptı benim için. Her kelimesiyle içimde bir yerleri kanattı ama bir yandan da "İyi ki okudum" dedirtti. Firdevs’in sesi, bir kadının hikâyesinden çok daha fazlasıydı; susturulmuş, bastırılmış, görmezden gelinmiş binlerce kadının çığlığı gibiydi sanki. Sayfaları çevirirken bir karaktere değil, bir gerçeğe dokunduğumu hissettim. Güçlüydü, yalındı, ama bir o kadar da derindi. Kalbime bir ağırlık bıraktı, ama aynı zamanda bir bilinç de. Bu kitabı sadece okumadım, içimde bir yere gömdüm.