Yazdıklarım gülünç müydü? Başka yazılanların aynısı mıydı? Bu düşünceler yüzünden bilgisayarımı kafenin camına fırlatma isteğiyle yazıyordum. Salatalıklar buzdolabının sebze bölmesinde yumuşayana kadar yazıyordum. Kocama çıldırırken, ona saydırırken yazıyordum. Böyle yapmasam belki yazamazdım. Ağzımı açmıyorum diye her şey normal sanıyordu çünkü. Kızımın mektuplarını sürekli 'daha çok gayret edeceğim' ile bitirmesi içimi acıttığı için yazıyordum.
Dostun, düşüncesini sana açıkladığı vakit; ne düşünmekte olduğun olumsuz fikri dile getirmekten kork ne de zihnindeki olumlu düşünceyi ondan esirge.
Dostun konuşmayıp sustuğu vakit ise kalbin, onun kalbine kulak vermekten geri durmasın!
Çünkü dağ uzak ovadan sadece, ona tırmanana daha büyük ve daha net görünür.
Kimliğinin tehdit altında ol-duğunu insan nasıl hissetmez? Nasıl, başkalarına ait, başkaları tarafından konmuş kurallara dayanan bir dünyada, kendisinin bir öksüz, bir yabancı, bir asalak ya da bir parya gibi olduğu bir dünyada yaşadığı hissine kapılmaz?