“Bazen insanlar olmadık zamanda sizi şaşırtır ve birden bu zamana kadar onsuz nasıl yaşadığınızı bilemezsiniz”
Bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum ve o zaman da çok beğendiğimi hatırlıyordum. Dizisi çıktığı için tekrar okumaya karar verdim ve aynı duygularla okudum; tabii ki yine çok beğendim. Sanırım bu seriyi sevmemin en büyük nedeni şu: Uzun zamandır dark romance okuyorum ve sürekli red flag karakterlerle karşılaşıyorum. Dark romance türünü seviyorum ama soft bir aşk okumayı da özlemişim. Hatta tamamen green flag bir erkek karakterle karşılaşmayı ne kadar özlediğimi bu kitap sayesinde fark ettim. Soft ama bir o kadar da smut dolu bir kitaptı.Seriyi bitirdikten sonra diziye başlamayı planlıyorum ve şimdiden diğer kitaplar için heyecanlıyım.Konusuna gelecek olursak; Hannah, kendi halinde yaşayan, derslerinde oldukça başarılı bir üniversite öğrencisi. Hannah, Justin Kohl isimli bir hokey oyuncusuna platonik olarak aşık. Ancak geçmişte yaşadığı travmalar nedeniyle insanlara ve ilişkilere açılmakta zorlanıyor. Garrett ise Hannah ile aynı sınıfta olan, hokey takımının kaptanı ve Briar Üniversitesi'nin meşhur kötü çocuğu. Bir sınavdan kalınca hem kaptanlığını hem de hokey kariyerini riske atıyor çünkü takımda kalabilmesi için o dersi geçmesi gerekiyor. Bunun üzerine Hannah ve Garrett bir anlaşma yapıyor. Hannah, Garrett'a derslerinde yardım edecek; Garrett ise Hannah'nın Justin'e yaklaşmasına yardımcı olacak. Ama tabii ki işler planlandığı gibi gitmiyor ve bu ikili zamanla birbirlerine aşık oluyor. Kitap o kadar soft, o kadar tatlıydı ki... Uzun zamandır okurken beni bu kadar güldüren, mutlu eden ve romantik havaya sokan bir kitap okumamıştım. Hannah ve Garrett'ın ilişkisini okumak çok keyifliydi. Eğer siz de biraz red flag karakterlerden ve ağır ilişkilerden