Kitap bana aşka dair fikirlerinin rasyonel ve bilimsel olduğunu ancak kadınlara dair düşüncelerinin öznel bir şekilde yüzeysel ve çirkin olduğunu düşündürdü. Kadınlar İle ilgili daha objektif olabilse bende tamamiyle hayranlık uyandırabilirdi. Kadınları riyakar ve ikiyüzlü tanımlayıp, hiçbirşeyden anlamayan, akılsız, erkekler için üreme aracı olarak gösterip değersizleştiren cümleleri ne akla ne de fikre uygundu. Aşka dair söylediği, kadın ve erkeğin cinsel sevgilerinin içgüdüsel olarak üreme odaklı olduğu düşüncesine tamamiyle katılıyor ve bilimsel buluyorum. Aslında aşk ile ilgili kararımızı içgüdümüzün verdiğini ve dolayısı ile özgür irademizin kararları ile hayatımıza yön vermediğimizi anlatıyor. Seçimlerimizin altında yatan şey; içgüdümüz öyle buyurdu ve biz seçtik.