Puan vermedi·192 syf.··
2026 22. kitabı
Elimde bir fincan kahve varmış da çocukluk arkadaşımla uzun zamandır hasret kaldığım bir sohbeti ediyormuşum gibi hissettirdi bana. Sayfaları çevirdikçe kendimi hem geçmişe doğru tatlı bir yolculuğa çıkmış hem de hayatın küçük mutluluklarını yeniden hatırlamış buldum. Neşesi Yeter, insanı yormayan, aksine içini ısıtan bir anlatıma sahip. Kafanızı dağıtmak, günlük hayatın telaşından biraz uzaklaşmak ya da geçmişi özlemle anmak istediğinizde elinize alıp bir çırpıda okuyabileceğiniz sıcacık bir kitap. Okumayı bitirdiğinizde geriye hoş bir tebessüm ve eski dostlarla edilmiş güzel bir sohbetin tadı kalıyor.
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020705 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 4112. kitabı
Çok samimi ve içten bir anlatı. Okurken sanki bir tarihçinin değil de annesini özlemle anlatan bir evladın hatıralarını dinliyormuş gibi hissettim. Ortaylı, annesinin hayatını anlatırken aslında bir dönemin kültürünü, eğitim anlayışını ve aile yapısını da gözler önüne seriyor. Özellikle Şefika Hanım’ın güçlü, disiplinli ama aynı zamanda zarif karakteri çok etkileyiciydi. Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, anlatımın sıcak ve doğal olmasıydı. Büyük olaylardan çok küçük anılar, günlük hayatın detayları ve aile içindeki ilişkiler anlatılıyor. Bu da kitabı daha gerçek ve dokunaklı yapıyor. Bazen hüzünlendiren, bazen de gülümseten anılar var. “Annem Şefika”, sadece bir anne portresi değil; aynı zamanda geçmişe, aileye ve hatıralara dair çok güzel bir saygı duruşu gibi. Sade ama etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okurken insan kendi annesini ve çocukluğunu da düşünmeden edemiyor.
Annem ŞefikaNuriye Ortaylı · Kronik Kitap · 202666 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir kitap yazacağım, katalogu hayatım olacak!
10/10
·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:20
Birkaç gündür Orhan Pamuk'un yeni kitabını okuyordum. Aslında elimde bir sürü kitap daha vardı ama bende her zaman Orhan Pamuk'un ayrı bir yeri olmuştur. Pek çok (meşhur ve değerli) kitabını okumamış olsam da her kitabın ayrı bir zamanı olduğuna inanırım. Tam da bu nedenle yeni kitabın çağrısına kulak verdim ve sabırsızca okumaya başladım. Orhan Pamuk benim gözümde çok değerli bir romancıdır. Dediğim gibi pek çok kitabını okumadım ve okuduklarımın da hep zamanını bekleyip okudum. Okurken de hep tam zamanında okuduğumu hissettim. Çünkü Orhan Pamuk, dönemleri olan yazarlardandır. Ona yüklenemezsiniz, peş peşe göz gezdiremezsiniz. Benim için Orhan Pamuk kitapları sizi çağırır ve o an başka hiçbir kitaba odaklanamazsınız. Aslında böyle yazıyorum ama beni de uzun zamandır çağırmıyordu. Hatta kendisiyle uzaklaştık diyecektim ki favori kitabımın dizisi çıktı ve ben dizisinden sonra kendimi yeniden romanında buldum. Elbette Masumiyet Müzesi'nden bahsediyorum. Klişe gelebilir ama benim favori Orhan Pamuk kitabım Masumiyet Müzesi. Yıllar önce İstanbul hakkında hiçbir şey bilmezken ve hayata karşı çok kırılganken okumuştum. Beni o kadar içine çekmişti ki hayatım boyunca okumadan duramadığım kitaplar arasında oldu. Sürekli okuyor, sonu gelmeden elimden bırakmak istemiyordum. Burada bir detaya değineyim, o kadar hayranlıkla okuduğum o kitapta bahsedilen müzenin gerçek olduğunu da bilmiyordum. Bana göre ortada bir roman ve o romanda kurgulanan bir müze vardı. Sabırsızca kitabı bitirdim ve araştırma yaparken müze fotoğraflarına denk geldim. Sonrası büyük bir şaşkınlık, hayranlık, büyülenme anıydı. Çünkü o zamanlar benim için böyle güzel bir romanın gerçekten müzesinin olması rüya gibi geliyordu. Daha ilginciyse hâlâ öyle gelmesi! :)) Şimdiyse hâlâ kitabını heyecanla okumaya devam
1000Kitap
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202618 okunma
Ferze’ye Dair
10/10
··
Beğendi
İlk bakışta Ferze, yalnızca bir şiir kitabı değil; hafıza, aşk, ayrılık ve varoluş üzerine düşünmeye çağıran sembolik bir eser izlenimi uyandırıyor. Kitabın adı olan “Ferze”, merak duygusunu canlı tutarken, kapakta kullanılan siluet, kanat ve kelebek imgeleri içsel dönüşüm ve ruhsal yolculuk çağrışımları yapıyor. Tematik yapı Kapakta yer alan kısa alıntılar, kitabın merkezinde insanın en temel duygularının bulunduğunu düşündürüyor: “Sevelim. Vaktimiz var! Vaktimiz varken sevelim.” Bu dizeler, hayatın geçiciliği karşısında sevgiyi öne çıkaran yalın ama etkili bir çağrı niteliğinde. Aynı zamanda kitabın karamsarlığa teslim olmayan, umut ve insanî yakınlığı önemseyen bir yönü olabileceğini hissettiriyor. Bir başka alıntı ise daha felsefi bir tona sahip: “Bütün şairler; yazan, yazmayan… Seven her yürek, kavuşamamıştır sevdiğine.” Burada “şair” kavramı yalnızca yazan kişiyi değil, derin duygular taşıyan herkesi kapsayan metaforik bir anlam kazanıyor. Aşkın eksiklik ve özlemle ilişkisi öne çıkıyor. Dil ve üslup Görünen dizeler, kısa cümlelerle yoğun anlam üretmeye çalışan bir şiir anlayışını yansıtıyor. Sözcükler doğrudan anlatımdan çok çağrışımlarla ilerliyor; bu da okurun metni kendi deneyimleriyle tamamlamasına alan bırakıyor. Örneğin: “Belki bir merhaba, Belki de bir önemi yoktur vedanın.” Bu tür ifadeler, gündelik kelimeleri varoluşsal bir sorgulamanın parçası hâline getiriyor. Şiirin gücü de büyük ölçüde bu sadelik içinde gizlenen çok katmanlı anlamlardan besleniyor. Görsel tasarım
FerzeRamazan Çetiner · Kuytu Yayınları · 202012 okunma
Karanlığın fısıltıları
10/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:48
Polisiye kitaplarını sever misiniz? Kayıp sırları geçmişin sırlarını ortaya çıkaran kitapları sever misiniz? Gerilim merak dolu bir kitaba ne dersiniz? Karanlığın için kaybolmak ister misiniz? Poliye gerilim psikojik derinlikleri seviyorsanız bu kitap tam sizlik bir kitaptır İki yaşındaki Henry Clark, bir sabah beşiğinden kaybolduğunda geriye yalnızca açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve cevaplanmamış sorular kalır. Polis soruşturması ilerledikçe tüm oklar annesini göstermeye başlar, medya, komşular ve kamuoyu çoktan kararını vermiştir. Ancak ortada ne bir tanık vardır ne de kesin bir gerçek. Kaybolan yalnızca bir çocuk değil, hakikatin kendisidir. Henry Clark'ı bulmak ister misiniz? Henry Clark nerede? Henry Clark'a ne oldu, nerede? Sadece Henry değil daha önce de buna benzer vakalar olmuş sadece Henry'nin değil onlara da ne olduğunu kitabın ilerleyen zamanlarında görüyorsun tam gerisinde ne oluyor diye merak ederken diğer çocuğun hikayesine geçiş yapıyoruz mükemmel bir geçiş ve merak uyandırıyor #kitapalıntıları "Dürüst olmak gerekirse," dedim, "ne düşüneceğimi bilmiyorum." "'Dürüst olmak gerekirse' sözünden nefret ederim, ama senin durumunda bir istisna yapacağım çünkü senin dürüstlüğünden şüphem yok." Sesini yükseltmeyi -özellikle bir kadına karşı- nezaketsizlik ve zayıflık göstergesi olarak görüyordu.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 47. kitabı
EYVALLAH diyerek başlıyorum ama anlatacaklarımdan sonra sen ne dersin bilmiyorum. Kısacık bir trajikomedi: Estragon & Vladimir arkadaştır & Godot adlı birini beklemektedir. Bir gün beklerler, aralarında sohbet ederler ama çoğunlukla konuştukları=hiçtir, önemsizdir, öylesinedir. İkinci gün olur, beklerler, önceki günün tekrarı olur... Üçüncü gün olur, durum değişmez... Gelelim neden eyvallah dediğime, doğru düzgün ne geçiyor derseniz kitapta bir şey yok derim ama 2-3 cümle karşıma çıktı & üstüne düşündüm, durdum. Sonra da anladım ki işte hayat böyle, her gün bir şekilde yaşıyoruz, umutla, yarının getireceklerine olan merakla, özlemle & sabırla. Sonuç ne peki? Ben sevdim, hiçbir şeyin olmadığı bu kitapta çok da yoruldum düşünmekten açıkçası bana iyi de geldi. Sevdiğim cümleleri de alıntıladım belki bir fikir oluşturur sende de. Kitapla kal -.-
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınları · 202110,1bin okunma