Oysa tarih baştan sona tartışma demektir. Anlaşmazlıktır; senin sözüne karşı benimki, ileri sürülen bir kanta karşı bir başkası demektir. Mutlak gerçeklik diye bir şey olsaydı eğer, bütün bu tartışmalar olanca parıltısını yitirmez miydi zaten? Öncelikle ben ilgi duymazdım zaten. Tarihin bir başkasının fikrini kabullenmek olmadığını keşfettim o anı gayet iyi hatırlıyorum.