Özlem Tunç

Puan vermedi·120 syf.··
2024 77. kitabı
Kulağa ne kadar sevimsiz gelse de hepimiz bir gün bu dünyadan göç edeceğiz ve biriktirdiğimiz hiçbir şey bizimle gelmeyecek. Oysa ne şahane şeyler biriktiriyoruz öyle değil mi? Kitaplar, dergiler, plaklar, çiçekler... Peki ya biz dünyadan göçüp gittikten sonra geride kalanlar için ne kadar önemli olacak ki o eşyalar? Belki vicdanen atmaya kıyamayacaklar ve bir gün vicdanlarını duymazdan gelip atmaya karar verene kadar onlara bir yük, bir külfet olacak. Atmak ise ayrı bir iş gücü gerektirecek onlar için. Kabul edelim hepimizin içinde bir istifçi var. Zaman zaman kapanmayan çekmeceler, bir türlü düzene girmeyen dolap rafları, adına depo dediğimiz içinde envai çeşit şey barındıran, bir gün işimize yarar deyip oraya fırlatıp attığımız ve varlığını unuttuğumuz eşyalarla kuşatılmış durumdayız aslında. Arada bir azaltsak bile zamanla birikerek çoğalırlar ve bazen işin içinden çıkamaz duruma geliriz. Elbette eski eşyalarımızı toplayıp en son ne zaman kullandığımızı hatırlamak ve bazılarına elveda demek çok zordur. Sadece arkamızda bırakacağımız kaosu düşünerek değil bugünkü hayat kalitemizi de yükseltmek için veda temizliğine hepimizin ihtiyacı var. Böylece kendimize ve sevdiklerimize daha fazla vakit ayırabileceğimiz bir alan açılacak hayatımızda. Dekore edip düzenlediğiniz ev sürekli dağlıyorsa bir yerlerde sorun var demektir. Fazlalıkların bir kısmından bile kurtulabilsek hayat daha kolay ve rahat olacak bizim için. Peki buna nereden başlayacağız? İşte burada sevgili Margareta giriyor devreye ve bize pratik ipuçlarıyla anlatıyor "Veda Temizliği" kitabında bununla nasıl başa çıkacağımızı... "Veda temizliği yerleri silmek veya toz almak değildir, günlük hayatımızın daha pürüzsüz geçmesini sağlayan kalıcı bir düzenleme biçimidir" diyor. Ben ikna oldum ve çok istifade ettim
Veda TemizliğiMargareta Magnusson · Doğan Novus · 202427 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·288 syf.··
2024 75. kitabı
Doğduğundan beri korkunç bir armağan mı, bir lütuf mu, yoksa bir ceza mı olduğunu bir türlü çözemediği doğaüstü bir yeteneği vardı Rita'nın. Hiçbir duanın ya da müdahalenin önüne geçemeyeceği, onu durduramayacağı bir yetenekti bu üstelik. Travma geçirmiş tüm ruhları görüyor ve işitiyordu. Bazı ruhlar bunu farkına varmıyor, bazısı ise hayatta kalan yakınlarına mesaj iletmesini istiyorlardı. Bu onun için, midenizdeki bir ağırlık ya da uçurumun kenarından baktığınızda gelen o kalp atışı kadar güçlü ve eş değer bir histi. Bu kötücül yeteneği fotoğrafçılık becerileriye birleştirip adli tıp fotoğrafçısı olacaktı. İnsanlar onun fotoğrafçılık maharetiyle bir çok davayı çözdüğünü zannederken aslında bedenlerini terk eden ruhları görme yeteneği ile ipuçları edindiğini bilmiyorlardı... En son gönderildiği olay yerinde hayatını alt üst edecek bir vaka ile karşılaşacak, kurbanın ruhu ona musallat olacaktı. İntihar olarak kayıtlara geçmiş ve kapanması için sadece bir imzaya ihtiyacı olan dosyayı yeniden canlandırması gerekecekti. Çünkü öfkeli ve aceleci ruhun kendini temize çekmeye ve onu öldürenlerden intikamını almaya ihtiyacı vardı ve bunu başarana kadar Rita'yı yalnız bırakmayacaktı. Peki ya Rita ona musallat olan ruhun isteğini yerine getirebilecek ve onun sonsuz ışığa huzurla kavuşmasını sağlayabilecek miydi dersiniz? Merak ettiniz değil mi? O zaman devamı kitapta deme vaktim gelmiş demektir. Gerilim, polisye, korku ve doğaüstü unsurların muhteşem harmanı olan Deklanşör tavsiyemdir dostlarım. Ömrünüz kitaplarla dolsun
DeklanşörRamona Emerson · The Kitap Yayınları · 202481 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2024 69. kitabı
İstediğiniz içinde kaybolacağınız masalsı bir okuma ise, tam olarak doğru yerdesiniz. Göreceğiniz en tuhaf olay örgüsüyle bir yandan sizi merak ettirirken, bir yandan da ilmek ilmek işlenmiş ayrıntılı tasvirlerle sizi büyüleyecek, kaotik ve bir o kadar da ilginç bir okumaya hazırlıklı olun. Çok uzak bir gelecekte, bir uzay gemisinde tanışacağınız Konstance ve diğer seksen beş kişinin dünyayı hiç görmemiş olmasına ve bir uzay gemisinde hayatlarını nasıl sürdürdüklerine şaşıracak, başka bir zaman dilimi ve yerde yetim Anna'nın zekasına şapka çıkaracak ve okuma aşkına hayranlık duyacaksınız. Peki ya Ömer? Yarık dudakla doğmuş olmanın cezasını ne kadar çekecek dersiniz? Yaşadığı oduncu köyünün batıl inançlı kişileri tarafından uğursuz ilan edildiğinde, arkadaşlık kurduğu bir kaç çocuğun bile oyunlarında ondan bir canavarı canladırmasını isterken daha ne kadar barınabilecek o köyde? Ve diğer karakterler Zeno ve Seymour onlar bu olağanüstü hikâyenin neresinde dersiniz? Değişen zaman dilimleri kafanızı karıştırırken; diğer taraftan okuduğunuz beş ana karakterin birbirleriyle hiç bir alakası yokmuş gibi görünecek, zekice kurgulanmış bağlantıları yakaladıkça ortak noktalarının ne olduğunu öğrenmek için sayfaları hızla çevireceksiniz. Merak ettiniz değil mi? O zaman devamı kitapta deme vaktim gelmiş demektir. Bu arada iddialı olduğu kadar zorlayıcı bir okuma olduğunu da itiraf etmeliyim. Tavsiyedir dostlarım. Kitaplarla dolsun ömrünüz
Pembe Bulutlar DiyarıAnthony Doerr · Diyojen Yayıncılık · 202433 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2023 69. kitabı
Pip ve ailesi, Norwich'ten Londra'ya taşındıklarında yeni komşularının sıra dışı olduğundan habersizdi. Taşındıkları gece Pip, ebeveynlerinin hallerinde bir gariplik fark etmişti ama Fliss ile tanışana kadar bu gizemi çözemedi. Fliss, Londra'ya taşınan hemen hemen herkesin ruhunun bir hırsız tarafından çalındığını açıkladığında Pip, artık ebeveynlerinin ruhlarının onunla olmadığından emindi. Üstelik on üçüncü yaş günü yaklaşıyordu ve bu durum kendi ruhunun da tehlikede olduğu anlamına geliyordu. Pip, hem ebeveynlerinin ruhlarını hem de kendi ruhunu nasıl koruyacağını düşünmeliydi. Ruh hırsızının kim olduğunu bile onunla nasıl mücadele edebilirdi? Onu yok etmek tek seçenek gibi görünüyordu ancak nasıl başarabileceği hakkında en ufak bir fikri yoktu. Umutsuzluğa kapılsa da asla pes etmeyecekti. Sokak, Cadılar Bayramı panayırına gibiydi; kurt adamlar, harpyler, periler, şekil değiştirenler, cinler ve vampirlerle doluydu. Pip, bu karmaşık durumun içinde ne yapacaktı? Ailesinin ve kendi ruhunun tehlikede olduğu bir dünyada ne tür bir yol izlemeliydi? Her adımında daha da karmaşık bir labirente dönüşen bu macerada, ruhların çalınması onun omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyordu. Bu paranormal varlıkların arasında ruh hırsızını bulma ve durdurma konusundaki tek umudu ne olacaktı? Pip, ne pahasına olursa olsun, ailesinin ve kendi varlığının temelini korumak için cesurca ilerlemeye kararlıydı. Ancak bu karanlık güçlere nasıl karşı durabilirdi? Bu korkunç macerada kararlılık ve cesaret Pip'i ruh hırsızıyla karşı karşıya gelmeye hazırlıyordu. Lâkin bu yolda ilerlemek için Pip'in ne yapması gerekiyordu? Pip, karanlık bir dünyada kaybolmuş ruhları kurtarmak için nasıl bir yol bulacaktı? Bu belirsizliklerle dolu yolculukta Pip, cesaretini ve kararlılığını koruyarak ilerlemek
Ruh HırsızıCat Gray · Parola Çocuk Yayınları · 202313 okunma
10/10
·136 syf.··
2023 62. kitabı
Erkeklerin ve çocukların canına kıyan lanetli bir köy burası, adını ve yerini bilmediğimiz zamanını kestiremediğimiz... Bir zamanlar halkının huzurla yaşadığı bu topraklar lanet yüzünden hayalet bir köye dönüştüğünde; birkaç meczup kadın kalacaktı geriye ve bir de nasıl hayatta kaldıkları asla akılların ermediği ama onca karanlığa inat ışık demeti gibi parlayan iki oğlan çocuğu Bayram ile Seyran. Bayram ve Seyran'ın annesi Zére'nin meşhur kasetlerinde çalan ilâhiler eşliğinde yapılan mihman geceleri ve bu gizemli ritüelin onları lanetten koruduğuna inanan kadınların iç hesaplaşmaları insana şu soruyu sorduruyor tekrar tekrar "Kişi vicdanından kaçabilir mi?" Peki günah çıkarma ayinlerine dönen bu mihman geceleri onları lanetten koruyabilecek mi dersiniz? Dünya düzeni denen bu terazide, yaptıklarının bedelini ödemeden giden tek bir ademoğlu var mıydı? Hafızanın çekmecelerine kilitledikleri utançları da bir bir ortaya saçılacaktı nihâyetinde. Peki ya Bayram ve Seyran neden şu koca dünyada sadece birkaç kadının yaşadığı bu köyde yapayalnız kalmışlardı? Mistik ve doğaüstü unsurlarla bezenmiş bu kurguda, geçmişin yıkıcı izleriyle günümüzün çarpıcı gerçekleri iç içe geçiyor. Her bir karakterin yaşadığı iç çatışma geçmişin hikâyesi ile birlikte günümüzün çarpıcı gerçekleri arasında bir köprü kurup, bâtılın ve hurafenin gerçeklerle harmanlandığı bu metnin temeli ise iyilik ve kötülüğün arasındaki o ince çizgiyi sorguluyor. Sevgili Devran Kaya'nın kurguyu oluştururken beslendiği şey ise kendi öz yaşam hikâyesi aslında. Bugüne kadar okuduğu, dinlediği, gördüğü şeyler. Hikâyeyi destleklemek adına kullandığı aile albümünden siyah beyaz fotoğraflar ise kurgunun içinde mutlaka bir gerçeklik payı olduğunu düşündürüyor insana. Peki "Bu köy neden lanetlendi?" diye soracak olursanız
Annemin KasetleriDevran Kaya · Everest Yayınları · 2023210 okunma