'' Bilinmeyeni keşfetmek, yalnızca Sinbad'a, Kızıl Erik'e ya da Kopernik'e vergi değil. Her insan bir kaşiftir. Her insan, acıyı, tuzluyu, eğikliği, düzlüğü, sertliği, gökkuşağının yedi rengini, alfabenin yirmiden fazla harfini keşfetmekle başlar işe ; ardından yüzleri, haritaları, hayvanları, yıldızları keşfeder. Sonunda, ya kuşkuya erişir yada inanca, ama her seferinde hemen hiç şaşmayan tek bir sonuca, gerçekte ne kadar cahil olduğu sonucuna varır. ''
'' Bir kesinlik vardır doğada, raslantılara yer yoktur. Düşen her yaprak düşüşüyle dünyanın en zorlu yasalarından birini yerine getirir. Bu yasallık dur durak bilmez, sessiz sedasız gerçekleşir her an, genç insanlar için dünyayı işte öylesine ilginç kılar. Gençlerin aradığı da bundan başka bir şey değildir. Çaresiz kalıp yardım gereksindiklerinde başvuracakları bilge, gelişim süreçlerine burnunu sokmadan edemeyen, onları tartaklayak ruhlarının billurlaşmasını sekteye uğratan biri olmaz asla; aradıkları yalnızca bir örnektir. Bir yaşam görmek isterler yanı başlarında, üstlerinde, çevrelerinde, kendileriyle ilgilenmeksizin sürüp giden bir yaşam....
Derken doğaya yönelirler; doğayı arayarak, kendilerini arayıp bulmaya çalışırlar. ''