Öznur Kuzu

Öznur Kuzu
@oznurkuzu
Marmara Üniversitesi
4 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
Feminizm için evrensel bir temelin şart olduğu ve bu temelin de kültürlerarası bir kimlikte bulunması gerektiği yönündeki siyasi varsayım genellikle, kadınların ezilmesinin, ataerki ya da erkek egemenliğinin evrensel ya da hegemonik yapısı içinde kolayca ayırt edilebilecek tekil bir biçim aldığı görüşüne eşlik eder. Evrensel ataerki kavramı somut kültürel bağlamlardaki toplumsal cinsiyet kaynaklı ezilmeyi izah edemedigi için son yıllarda pek çok eleştiriye tabi oldu. Evrensel ataerki kavramına dayanan kuramlarda çeşitli somut kültürel bağlamlara ancak, zaten başından beri varsayılan evrensel ilkenin "örneklerini" bulup göstermek için başvuruldu. Feminist kuramın bu biçimi, ezilmenin gayet Batılı mefhumlarını desteklemek için Batı-dışı kültürleri sömürüp kendine mal etme çabaları yüzünden eleştirildi. Ayrıca bir "Üçüncü Dünya", hatta "Şark"inşa etme ve üstü kapalı bir şekilde buradaki toplumsal cinsiyet kaynaklı ezilmeyi öze ilişkin olan, Batı-dışı bir barbarlıkla açıklama eğilimi yüzünden de eleştirildi. Feminizmin, kendi temsil iddialarını güçlendirmek için ataerkine evrensel bir statü sağlama telaşı kimi zaman kestirme bir kanaate, kadınların ortak tabi kılınma deneyimini üretmekle sorumlu tutulan tahakküm yapısının kategori veya kurgu açısından evrensel olduğu kanaatine yol açtı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Popülistler kitlesel kayırmacılık yaparlar. Partili seçkinler, kitlesel siyasal destek karşılığında maddi ya da maddi olmayan yollardan lütuflarda bulunurlar. Bu davranış da popülistlere özgü değildir. Popülistlere özgü olan, bu tür uygulamaları açıktan ve ahlaki bir meşrulaştırmayla sürdürmeleridir. Pek çok parti oy karşılığında taraftarlarını ödüllendirir. Fakat pek azı Avusturyalı popülist lider Jörg Haider kadar ileri gidip görece yoksul bölgelerde "kendi halkına" 100 euroluk banknotlar dağıtır. Çünkü onlar için yalnızca birtakım halk "gerçek" halktır ve sahibi oldukları devlet tarafından desteklenmeyi hak ederler.
Sayfa 65
İktidara gelen popülistler, kendilerinin halkın ahlaken meşru tek temsilcisi olduğu iddiasıyla üç izleği takip ederler: 1) devletin sömürgeleştirilmesi, 2) ayrıcalıklı hukuk, 3) sivil toplumun sistematik olarak bastırılması (Müller, 20 17, s. 62). Bu uygulamalara başvuranlar elbette yalnızca popülistler değildir. Popülistleri özel kılan, bu pratiklere başvururken gayet açık ve görünür olmalarıdır. Davranışlarının ahlaki bir meşruiyeti olduğunu iddia ederler ve en azından uluslararası arenada demokrat adını korumayı sürdürebilirler (Müller, 2017, s. 62). Zira ne yaparlarsa yapsınlar, bunu "halk istediği için" yaptıklarını savunurlar. Halkın iradesine sığınırlar.
Sayfa 64
Bir siyasal aktör ya da hareketin popülist olması için, halkın bir bölümünün Halk olduğunu ileri sürmesi; yalnızca kendisinin bu halkla esaslı bir biçimde özdeşleştiği veya yalnızca kendisinin bu gerçek ve doğru halkı temsil ettiğini ileri sürmesi gerekir (Müller, 2017, s. 39)
Sayfa 59
Kendi adıma, Batı uygarlığının diğer uygarlıklardan daha fazla evrensel değer ürettiğine inanıyorum hala; ama onları başkalarına gerektiği gibi aktarmayı başaramadı. Bugün bütün insanlığın bedelini ödediği bir kusur bu.
Sayfa 36