Gökyüzünde hudut yoktur. Orda milletler, devletler yoktur. Orda sadece bulutlar, kuşlar ve de rüzgar var. Daha ötesinde de feza ile yıldızlar.. İşte orda, insanlara dahi yer yoktur.
Düşünceler içlerinden gün ışığı geçince saydamlaşıyor, hayaletler deliklerine kaçışıyor, karanlıkta türlü türlü şeye benzettiğim eşyanın odanın içine dağılan aydınlıkla bir sandalye, bir ütü masası, dolabın kapağına asılmış bir hırka olduğunu idrak ediyordum.