n

n
@ozundenarinn
14 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Pek sevgili 1000 kitap okur arkadaşlarım. Merhabalar 🌿 Sizlerden destek istemek için bu iletiyi yazıyorum. Burada her yıl bir kez paylaşıyorum ama bu yıl atladım bunu.. Benim kusurumdu affola. Bizim görme engelli gençlerimiz için yaptığımız bir çalışma var. Whatsapp üzerinden, grubumuz. Gençler : Üniversite, KPSS, ALES gibi yeterlilik sınavlarına hazırlanıyorlar. Bizler de onlara soru okuyoruz. Okuduğumuz sorularla test çözme yeteneklerini geliştirdiklerini söylüyorlar. Çok güzel geri dönütler alıyoruz. Yeni bir çalışma değildir. 3 yıldır yapıyoruz. Ve sadece gönüllü kişilerden oluşuyor grubumuz. Bizlere destek olmak ister misiniz? Bu aralar gönüllü bulamıyoruz. Çok keyifli, çok gönül doyurucu bir şey bizlere katılmak isterseniz ,dm bölümümü tekrardan açtım. Sizleri grubumuza eklerim. Teşekkür ediyorum 🌿
1000Kitap
n
Merhabalarr yaptığınız iş çok güzel tam olarak nasıl bir uygulama yürütüyorsunuz?
Reklam
Kısa düşün!. sonra paylaş.
”Artık insanlar düşüncelerini değil, sadece bağlantılarını paylaşıyor. Fikir dediğimiz şey bir yükleniyor çubuğuna dönüşmüş herkes hızlı düşünmek istiyor, çünkü yavaş düşünmenin gereksiz bir lüks olduğu söyleniyor. Düşünmenin nüvesindeki süzülmüş özü bile verimlilik denen modern tanrının kurbanı oluyor artık. Bir zamanlar düşünmek sessizlik isterdi. Şimdi sessizlik bile bildirim sesleriyle bölünüyor. Bir cümle kuruyorum, yarısında telefon titreşiyor Birisi seni etiketledi. Belki de düşüncelerimden önce ben etiketleniyorumdur, kim bilir? Bizi hızlandıran her şey, aslında içimizi yavaşlatıyor. Kalbimiz geride kalıyor, aklımız, ruhsuz bir koşucunun nefesini takip ediyor. Sadece dikkatimizi değil rikkatimizi de kaydediyoruz. Eskiden insanlar bir düşünceyle aylar geçirirdi, şimdilerde bir düşünceye on saniye bile sabrımız yok. Bir metin uzun gelirse özet geç diyoruz. hayatın öznelliğini ararken özetini mi yaşıyorsun diye kimse sormuyor, yoksa birisi de hayatın özetini mi geçecek? Arada bir sabahları düşünmeden yaşamanın ne kadar kolay olduğunu fark ediyorum, sonra ürküyorum. Çünkü kolaylıkla yaşamak, farkında olmadan ölmeye benziyor. Her şeyimizi aceleye getiriyorlar, “çabuk hisset, çabuk karar ver, çabuk unut.” Oysa ben, bir kelimenin içinden geçerken bile yavaşlamak istiyorum. Bir cümlenin gölgesinde dinlenmek, bir suskunluğun kenarında oturmak istiyorum. Ama olmuyor. Bu çağ, düşünmeye bile tahammül edemiyor. Düşünmek uzun süren bir yükleme ekranı gibi görülüyor. Belki de asıl hızlanmamız gereken yer, kalbimizin anlamayı unuttuğu o yeridir. Ve ben, bütün acelelerin içinde yavaş yavaş düşünen son insan gibi hissediyorum kendimi. Belki de bu çağın en büyük devrimi budur, bir an durup, neden bu kadar hızlı olduk?diye düşünmek. Ne kadar hızlansak da, adını ne
Düşünce
n
Çağımızın hastalığı bu bence, insanlar yalnız kalamıyor düşünceleriyle. Ya da yalnız kalmaya katlanamıyorlar bilmiyorum. Çok güzel özetlemişsiniz
Kitaplık, aslında insanın zihninin vitrini gibi. Kimi bakıp “Hepsini okudun mu?” diye sorar; oysa mesele hepsini okumak değil, biriktirmek, izlemek, zamanın akışına tanıklık eden satırları evinde konuk etmektir. Bazı kitaplar okunmak için değil, elde tutulmak, gerektiğinde açılıp tek bir cümlenin altını çizmek, bir anıyı canlandırmak için vardır. Bazılarıysa henüz okunmadığı hâlde insanın zihninde şimdiden yer etmiş olur: “Bir gün sıra sana gelecek” diye fısıldar. Biriktirmek, yalnızca nesneleri değil; hayalleri, ihtimalleri, beklemeleri de saklamaktır. İzlemekse bu birikimin insanın gözleri önünde birer manzaraya dönüşmesini. Dolayısıyla “Hepsini okudun mu?” sorusu bana artık naif bir yanılgı gibi geliyor. Asıl mesele, kitaplığın karşısına geçip o sessiz kalabalığı seyredebilmek. Çünkü her raf, bir yazarın zihnine açılan pencere; her kapak, zamanı aşan bir davetiyedir. Pazar günleri benim için işte tam da bu: kitapların arasında dolaşmak, okumadıklarımı da okuduklarım kadar sevmek, biriktirmenin ve izlemenin keyfini sürmek.
n
Kitap zevkiniz çok güzel küçük bir Ahmet Ümit köşesi gördüm :) Ayrıca evde kitaplık oluşturmaya kesinlikle karşı değilim ama ben şahsi olarak her ilçenin kütüphanesinden bulup okuyabileceğim kitaplar yerine biraz daha uğraşla elde edebileceğim kitapları kitaplığıma almayı seviyorum
10/10
·400 syf.··
2022 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 19:29
Ahmet Ümit / Kırlangıç çığlığı Ahmet Ümit'ten okuduğum ilk eser. Ama itiraf etmek isterim ki geç kalmışım okumakta. Harika bir kalemi var ve olayların betimlemelerini o kadar ustalıkla yapmış ki okuduğum her an için romanın içindeymiş gibi hissetmem hemen bitirmeme sebep oldu . Yazar bu romanda, çocuk tacizcilerini öldüren ve tam beş yıl boyunca yakalanamayan ve tekrar cinayet işleyen bir seri katili(Körebe), katilin kurbanlarının yaşadıklarını ve en sonda seri katili yakalayacak olan Başkomser Nevzat üzerinden işliyor konuyu. Kitapta her birini acaba bu mu körebe mi diye düşünürken savcının çıkması da beni şok etti .hiç ihtimal vermediğimiz kişilerin aklında neler neler geçtiğini kim bilebilir ki ?
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma
n
Neden spoi verdiğimizi belirtmediniz
sınav haftası ortadan kaybolmak istiyorum 😭😭 son 13 sınav filan kaldı.
n isimli okura yanıt verildi
n
n son 2 🥳
Reklam