Zaten olması gereken şeyleri bir lütuf yapmış gibi sunan insanlara hep şaşırıyorum. Hata yapıyor mesela, özür dilemesini bir lütufmuş gibi sunuyor. Ne alaka mesela? Sanki yapması gereken en temel şeyi yapınca ona madalya takmamız gerekiyormuş gibi davranıyorlar. Bir yanlışı fark edip telafi etmeye çalışmak ya da kırdığı kalpten ötürü pişman olmak ekstra bir iyilik değil ki, zaten olması gereken şey. İşin asgari sınırı, başlangıç noktası bu. Bunu bir büyüklük, bize lütfedilmiş bir sadaka gibi pazarlamaya çalışmak gerçekten çok tuhaf.
Sorumluluk almak kimseyi kahraman yapmaz, sadece olması gereken olgunluğa getirir. Sözünü tutmak, saygılı olmak, haksız olduğunda geri adım atmak birer lütuf değil; insan olmanın en temel kuralı.