PulseoftheBook

İnsan namusuna epey düşkündür. Zaten her saygın insandan böyle olması beklenir. Ancak bir erkek, toplumda büyük bir itibarı temsil eden soyadını bir kadına verirken, onun bu isme en ufak bir leke bile getirmemesi için sürekli ona sahip çıkmasını öğütler. O halde böyle bir durumda adamın verdiği isim gerçekten lekesiz midir, yoksa çoktan çamura bulanmış mıdır? O isim lekeliyse, onu temiz tutmak mümkün müdür? Keşke kadınların her lekeyi silmek gibi bir özelliği olsaydı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir annenin sevgiyle işlediği gözünün nurunun zarar görmesine tanık oluşu, muazzam bir sevgiyle büyüttüğün nazik papatyanın çamura bulanıp ezilmesini izlemek gibi. Ah, bir anne yüreği ve bir kadının onuru için yaşananlar ne ağır. Fakat yürek ıslak bir sünger gibidir, son damla da aktı sanırsın, devamı gelir.
Fakat karanlık bir gece hiç aydınlanabilir mi? Cansız bir yürek hiç hayat verebilir mi? Ölmüş bir şey yeniden yaşam bulabilir mi? Seni bir nebze olsun teselli edebilmek için birkaç hayat feda ederdim ama sana adayacak bir kalbim yok ne yazık ki.
Vatanımdan uzaklaşmayı umursamıyorum. Zira aşk insanı dünya vatandaşı yapar. Vatan dediğin yer, sevdiğinin yaşadığı yerdir. Şu an yaşadığım yerde kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.
Annesiz bir çocuk, güneşten mahrum kalmışçasına dertlidir. Yavaş yavaş eriyip giderken bu dünyadan geçtiğini sadece soğuk bir mezar taşı haber verir.