Bırakılan sokuklar; şimdilik kurtulduklarını ama bir başka yerde, çığlıkların ve kesif duman bulutlarının arasında bir çırpınmanın sürüp gittiğini, çıplak elle, deli gibi toprağı kazan, enkazın altından bir kız kardeşten, bir ağabeyden, bir torundan kalanı çekip çıkarmaya çabalayan birilerinin olduğunu bilmek.
Canını kurtarmış olmanın bedeliyse, kimin kurtaramadığını merak etmenin ıstırabıydı.
Senin gibi bir kızı okula göndermenin mantığı ne? Tükürük hokkasını parlatmak gibi bir şey. Hem o okullarda değerli hiçbir şey öğrenemezsin. Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. Yüzüme bak.
...
Sadece tek bir hüner. O da : Tahammül. Sabretmek. Katlanmak.
Kudret, ruhun gücünden ve üst gücünden gelen özgürlük, kendini şüphe yoluyla kanıtlar. Kanıya varmış olan insanlar, değer ve değersizlik konusunda dikkate alınmazlar. Kanılar hapishanelerdir.