İnsanlar, yalnız kitaplarda şaşırırlar. Romancılar şaşırtır onları. Ölü denizdeki su zerrecikleri gibi birbirilerine tutunurlar: dalganırlar, bir yere gitmezler aslında. Aslında kimse kafasındaki hayallerle kimseyi bir yere götüremez kardeşim Selim!
Bütün çirkinlikler, bütün vahşet, insanı donduran bütün sahtelik ağzın kıvrımlarında barınır. Peki, gözler ne ifade eder¿ Erkeklerin beklediklerinin tersini...
"Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim." dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."
" Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz¿ düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır¿ "