"Anlıyorum" dediler ama anlamadılar. Senin yangınını, kendi sobalarındaki ateşle kıyasladılar. Senin okyanusunu, kendi leğenlerindeki su sandılar. "Geçer" dediler, "Takma." dediler, "Büyütüyorsun." dediler. Ve sen her seferinde, elinde tercümesi olmayan bir kitapla kalakaldın.
Anlaşılmamayı kabullenmek, bir yas sürecidir aslında.
YOLDA OLMANIN EN GARİP HÂLLERİNDEN BİRİ hayat gibi, bir adım sonrasını bilmeden gitmektir. Yaşamak gibi bir şey; sen ne kadar plan yaparsan kader diye bir sırrın içinde bir nefes sonra ne olacağını bilemiyorsun ya, işte yol da tam onun gibi onlarca rota çiziyor, kendince planlar yapıyorsun ama bilmiyorsun ki karşına neler çıkacak.