Ayarsız, Balta, Porsuk Kültür dergilerinden Tamer Sağcan öykülerine ve yazılarına aşina olmamıza rağmen bu kitap yazarın ilk öykü kitabı olma niteliği taşıyor. Kitap, yazarın Kasım 2018- Mayıs 2020 tarihleri arsında Ayarsız’da yayınlanan yazılarından derlenerek ortaya çıkmış. 106 sayfalık kitapta birbirinden farklı tatta 12 öykü bulunuyor.
Sağcan, öyküleriyle bir kitap değil, adeta kendi duygu ve zihin dünyasını harmanlayarak kendisine has bir evren yaratmış. Kitabı okurken Tamer Sağcan evrenindeki 12 farklı gezegende 12 farklı seyahate çıkıyor ama hiçbirinde yabancılık çekmiyorsunuz. Öykülerin edebi yönü gayet başarılı ve dili oldukça akıcı. Kitabı asıl güzel yapan şey ise öykülerin kurguları ve kimi zaman doğdudan, kimi zaman dolaylı olarak verdiği felsefi ve sosyolojik mesajlar. Bir öyküde varlık felsefesinden, insanın varoluşsal problemlerinden izler görürken, başka bir öyküde simülasyon kuramından izler görüyorsunuz. Bir öyküde (hatta birkaç öyküde) popülizm ve post-truth eleştirişi görürken başka bir öyküde paranoid ethos (toplumsal paranoya) eleştirisi görüyorsunuz. Belki de en önemlisi; yazarın, tüm bunları mizahi bir dille gerçekleştirmesi.
Kurgu konusunda yazarın hayal dünyasına hayran kalmamak mümkün değil. Yazarın özellikle Kafka’nın Dönüşüm kitabına göndermelerde bulunduğu öyküsü Pembe İncilli Kafka’da kurgu konusunda çıtayı oldukça yükseğe çıkardığını söyleyebiliriz. Öyle bir kurgu ki öykülerdeki kahramanların isimlerinin dahi rastgele verilmediğini; isimlerin öyküde bir anlam ifade ettiğini anlıyorsunuz. Bilim-kurgu ve fantastik kurguları da barındıran öykülerin, bu tarza aşina olmayan öyküsever okuyucuyu bile içine çekeceğine inanıyorum.
Kısacası; edebi ve mizahi dil, kurgu, felsefi ve sosyolojik altmetinler, belli konulara yapılan göndermeler kitabı