Evet, şehre taşındık. Mutsuz olanlar şehirde daha iyi yaşarlar. İnsan şehirde yüz sene yaşar ama çoktan ölmüş ve çürümüş olduğunu anlayamaz. Hâli nedir, nasıldır bakmak için vakit bulamaz, başı hep kalabalıktır. İş, sosyal ilişkiler, sağlık problemleri, çocukların eğitim hayatı, çocukların sağlığı, sanat etkinlikleri...
"Hayır, müsaade buyurun. Ben yalnız, evliliklerin var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini söylüyorum."
"Var da ne için var? Evlilikler, onda kendilerine Tanrı'ya karşı sorumluluklar yükleyen gizli bir şeyler gören insanlar için vardı ve var olacak. Böyleleri için var yani, bizim için değil. Bizim insanlarımız, evlilikte cinsel ilişki dışında bir şey görmeyip evleniyor. Bundan da ihanet ya da zorbalık çıkıyor ortaya. Ortada kandırma varsa, geçinmek daha kolay hâle geliyor. Karı-koca tek eşli oldukları konusunda insanları kandırıyor. Oysa ikisi de çok eşli bir hayat sürüyor. Bu galiz bir şey fakat öylece gidiyor işte. Ancak sıklıkla olduğu gibi, karı ve koca; üzerlerine, birlikte yaşamanın harici yükümlülüğünü aldığı ve ikinci aydan itibaren birbirlerinden nefret etmeye başladıkları, ayrılmayı arzulayıp her şeye rağmen yaşamaya devam ettikleri o an; kendilerini içkiye verdikleri, birbirlerini vurup öldürdükleri, zehirledikleri korkunç bir cehennem çıkıyor ortaya."