b

b
@papillio
çünkü kişi, hiç olduğu değil, hep olmak istediği. psikoloji
"Ağsız ava çıkmak ve sıra dışı bir örneği iki parmağın arasına kıstırmak gibi bir şeydi; parmak uçlarınızda arkasına dolaşıp yakalardınız ama göğüsten kıstırmak gerektiğinden, kelebek her seferinde tir tir titrerdi. Ölüm kavanozunda olduğu kadar kolay değildi. Miranda ile iki kat daha zordu; çünkü onu öldürmek değildi amacım, isteyebileceğim son şeydi bu."
Sayfa 43·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Onu hep böyle düşünürdüm, yani hoş veya başka bir şekilde değil; yaklaşılması zor, az rastlanan ve çok zarif."
Sayfa 8·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
"Tanrı Yunus'a Nînevah’a gitmesini, orada oturanlara, eğer günah yolundan dönmezlerse cezalandırılacaklarını söylemesini buyurur. Yunus Ninevah'ta oturanların tövbekar olup Tanrının onları bağışlamasından çekindiği için görevini gerçekleştirmekten kaçar. Adalet ve düzen anlayışı güçlü bir adamdır Yunus. Fakat sevgiden habersizdir. Görevini yapmamak için kaçarken kendini bir balinanın karnında bulur. Burada sevgisizliğinin ve dayanışma duygusundan yoksunluğunun, onu sürüklediği soyutlanma ve hapsolunma durumu simgelenmektedir. Tanrı onu korur ve Yunus Ninevah’a gider. Orada Tanrının dilediği öğütleri verir ve çok korktuğu şey başına gelir, Ninevah’ın insanları, tövbekâr olup yollarını değiştirirler ve böylece Tanrı da onları bağışlayarak kentlerini yıkmaktan vazgeçer. Yunus düş kırıklığına uğramış, son derece öfkelenmiştir. O, merhamet değil, "adalet" istemektedir. Sonunda, Tanrının onu güneşten korumak için yarattığı bir ağacın gölgesinde dinlenirken Tamu ağacı kuruyuverince, Yunus'un canı sıkılır ve kızgın bir şeklide Tanrıya şikâyete başlar. Tanrı O’na şu cevabı verir: «Bir gecede yetirip bir gecede soluveren, uğruna hiç çaba harcayıp büyütmediğin bir ağaca acıyorsun. Öyleyse ben ne diye, içinde sağ ellerini sol ellerinden ayıramayan on iki bin kişinin ve bir sürü hayvanın yaşadığı o büyük kenti Ninevah’ı bağışlamayayım Tanrının Yunus’a verdiği yanıt sembolik anlamıyla anlaşılmalıdır. Tanrı, Yunus’a sevginin özünün, bir şey için harcanan «emek», «bir şey] büyütmek» olduğunu, sevgiyle emeğin ayrılamayacağını anlatır. Kişi, uğrunda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar."
Sayfa 39·Kitabı okudu
"Bize çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının, çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçekleri sevdiğine inanmayı bırakırız."
Sayfa 37·Kitabı okudu
"Sevme edimi esnasında bir şey doğar, buna katliamların ikisi birlikte kendileri için doğan bu yeni yaşama minnetle bağlanırlar. Özellikle sevgiyi ele alırsak, anlamı; sevgi, sevgi üreten bir güçtür. Güçsüzlük, sevgi üretememektir. Bu düşünce Marks tarafından çok güzel açıklanmıştır; elmam insan olarak düşünün ve onun dünya ile ilişkileri de insanca olsun, o zaman sevgiyi sadece sevgiyle, güveni güvenle değiştirebilirsiniz. Eğer sanattan tad almak istiyorsanız, sanatkârca eğitilmiş olmanız gerekir, eğer başka insanları etkilemek istiyorsanız, onlar üzerinde gerçekten uyarıcı ve geliştirici etki yapan bir kişi olmaksınız, insanlarla ve doğayla olan her ilişkiniz, sizin iradenizin nesnesi olan, gerçek bireysel yaşamınızın en net yansıması olmalıdır. Eğer sevginiz sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin, sevgi üretmediği anlamını taşır. Eğer seven kişi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor aracı sevilen bir kişi ol anlıyorsanız, sevginiz güçsüzdür. Şanssızlıktır."
Sayfa 34·Kitabı okudu