Arincon, gerçeklikle hayal arasındaki sınırın giderek silindiği bir macerayı anlatıyor.
Hikâyenin merkezinde sıradan bir hayat yaşayan Arya ve İngo var. Olaylar, gizemli bir sistem/oyun benzeri yapının içine çekilmeleriyle başlıyor. Bu yapı aslında “Arincon” denen, şifreler ve kurallar üzerine kurulu farklı bir gerçeklik katmanı. Buraya girdikten sonra Arya ve İngo artık sadece fiziksel dünyada değil, zihinsel ve sembolik bir dünyada da hareket etmek zorunda kalıyorlar.
Genç kategorisinde okunabilecek bir kitap ama ben pek sevemedim. Ancak 15-16 yaşında iken yazarın Paradokya serisi kitabını okumuş ve beğenmiştim. Ortaokula giden öğrencilere kitapları sevdirmek için yazarın "Paradokya" kitaplarını tavsiye ederim.
Cem Gülbent
Yanlış hatırlamıyorsam ortaokulda okumuştum ve o zamanlar çok değişik gelmişti. Sonra arkadaşıma vermiştim geri gelmedi. Sanırım üstünden bi 15 yıl geçti. Geri gelmeyen kitaplarımı asla unutmam
Okuduğum en kötü kitaptı sanırım, o kadar fazla yazım hatası vardı ki bi ara karakterler bile karıştı. Zaten çok karakterli olup her yeni bölümün ilk iki sayfasında hangi karakteri okuduğumuz anlaşılmasın diye ismini vermemesi ayrı beyin yakıyordu. Bu kitabı timaşa nasıl pazarladılar merak ediyorum.
Gerçekle hayalin arasında ince bir çizgi vardır. O çizgiye adım atınca tam olarak bu dünyada kalmazsın ama başka bir yere de geçmezsin. İkisinden de bir parça taşırsın üstünde. Paradokya’yı okurken kendimi tam orada buldum. Cem Gülbent’in kurduğu evren, sadece fantastik bir hikâye değil; insanın zihnine açılan bir yol.
Dili sade ama etkili. Zaman yavaşlıyor, mekân bulanıklaşıyor ve sayfalar ilerledikçe dış dünya geri çekiliyor. Bazı cümleler kısa ama içlerinde derin bir anlam taşıyor. Okurken fark etmeden kendi içine yöneliyorsun.
Bu kitapta beni en çok etkileyen, süslü sözlerle değil, temiz ve duru bir dille iz bırakması oldu. Karakterler sadece bir anlatı kişisi değil; her biri bir düşünceyi, bir hali işaret ediyor. Olaylar masalsı görünse de sonunda dönüp insana dokunuyor. Düşler Ülkesi bu yüzden bir yer değil; bir arayış. Kaybolmak, toparlanmak ve kendine yeniden bakmak.
Ve söylemeden geçemem: insanın yüreğine dokunan güzel ve vurucu alıntılar da beni kendine hayran bıraktı. Bazı cümleler kitap bittiği hâlde akıldan çıkmıyor.
Son sayfayı çevirdiğimde kısa bir sessizlik oldu. Hikâye bitmişti ama etkisi sürüyordu. Kısacası Paradokya, kapandıktan sonra bile insanın içindeki bir yerlere dokunan bir kitap.
Ve geriye tek bir soru kalıyor:
Belki de asıl sınır, dışarıdaki dünyada değil de, insanın kendi içinde çizdiği yerde mi saklı?
Macera, fantastik, tarih ve gizem hepsini bir arada bizlere sunan bu eser film tadında gerçekten.
HAZIR OLUN!
Gecenin gizemli oyunu sizin için başlıyor..
Okuduğunuz kitap sizi farklı bir zaman dilimine ve farklı bir boyuta götürebilseydi ne hissedersiniz?
Okumaya devam edip meceraya katılmak mı,
Yoksa korkup yarıda bırakmak mı?
6 farklı kişi hiç ummadıkları anda bir kitap kendilerine ulaşıyor ve bu kitap sandıkları kadar basit değil.
Kendilerini bir anda maceranın içinde bulan kahramanlarımız bu duruma inanmakta güçlü çekseler de kurtulmanın tek yolunun maceraya devam etmekte olduklarını biliyordur.
Bakalım onları nasıl bir macera bekliyor ve bu durumdan kimler kurtulabilecek..
- - - - - - - - - -
Daha fazlasını ne yazık ki söylemem :) en kısa zamanda okuyup düşüncelerinizi yoruma bekliyorum
BOL VE KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM
12-13 yaş grubuna hitap eden bir fantastik macera kitabı. O yaş grubunun elinden düşürmek istemeyeceği belki de 1 günde okuyabileceği bir kitap olabilir. Öğrencilerimize kitap okuma alışkanlığı kazandırma amacıyla okutulabilir
ParadokyaCem Gülbent · Dex Kitap · 20242,388 okunma