Paralel

Haydi! Durmayın! Yapın yapabildiğinizi! Yeni insanlar olun bakalım. Küçülün küçülebildiğinizce!" Marki bir an susup yeniden sürdürdü: "Ama bırakın da biz büyük kalalım. Kralları öldürün, soyluları öldürün, papazları öldürün; kesin, yıkın, katledin, her şeyi ayak­lar altına alın, eski kuralları çizmelerinizin altında çiğneyin, tahtı devirin, mihrabı yıkın, Tanrı tasvirlerini alaşağı edip üstünde dans edin. Sizin işiniz bu.
Sayfa 396 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün o yazar-çizer takımının bize hiçbir yararı olamaz­dı! Arouetler olduğu sürece Maratlar da olacaktır. Kağıt karalayan katip bozuntuları varsa, katiller de eksik olmaz. Yeryüzünde mü­rekkep olduğu sürece leke de olacak. Ve insan ön ayaklarıyla kaz­ tüyü tuttuğu sürece, küçük aptallıklardan büyük ve korkunç ap­tallıklar üreyecek. Suçu kitaplar üretir.
Sayfa 394 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Bir çocuğun başının üstündeki ister bir kubbe, ister bir tavan olsun, gözlerinde yansıyan şey, gökyüzüdür.
Sayfa 299 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kütüp­hane ve ambar kuşatmacı gücün lehine, kalenin ise aleyhineydi. Kütüphane ile ambar arasında önemli bir benzerlik vardır; kitap da saman da kolay yanar. Yangını silah olarak kullanan kuşatmacı bir güç için Homeros'un yapıtlarını yakmakla bir balya ot yakmak arasında hiç fark yoktur. Önemli olan ikisinin de yanıcı olmasıdır. Fransızlar Heidelberg Kütüphanesi'ni yakarak Almanlara, Alman­lar da Strasbourg Kütüphanesi'ni yakarak Fransızlara bunu kanıt­lamıştır.
Sayfa 278 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Bir heykel yapmak ve ona can vermek güzeldir; bir zekayı bi­çimlendirmek ve ona gerçeği vermek ise daha da güzel.
Sayfa 156 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu