~Elimde parçalanmış bir hayat var aslında~
Müzik
23.12
İçimde, dinmiş bir fırtınadan kalan parçalanmış yerler var. Halbuki en çok o yerleri iyi edeyim diye çabalamıştım.
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bugüne parçalanmış bir gökyüzü ve buğulanmış gözler bırakıyorum.. Linquist~
"Yüzünü yavaş yavaş bıçakla kazır, derini parça parça sökerim. O kanlı deriyi duvara çiviler, her sabah uyanınca o çürümüş et kokusunu içime çekerim. Sonra kalan yüz etini ellerimle koparır, ağzına tıkar ve kendi derini yutarken izlerim. Hiçbir güzelliğin, hiçbir ifaden kalmasın geriye, sonsuza dek parçalanmış bir et yığını ol."
Ulusların tarih sahnesinde kalıcı yapılar (devletler, özerk kurumlar veya güçlü lobiler) inşa edebilmesi, sadece nüfus çokluğuna değil; o nüfusu aynı ülkü etrafında eritecek "büyük bir ortak anlatıya" ve kurumsal bir çimentoya bağlıdır. Tarihte topraksız veya devletsiz kalmış toplulukları bir arada tutan şey her zaman aşkın (transandantal) bir kurum veya ideoloji olmuştur: Ermeniler ve Yahudiler: Ermenileri asimilasyondan koruyan ve birleştiren şey, devletleri yokken bile bir "proto-devlet" gibi çalışan Ermeni Apostolik Kilisesiydi. Keza Yahudileri bin yıllık diasporada koruyan dini getto disiplini ve ardından gelen Siyonizm ideolojisiydi. İranlılar: Şah İsmail (Safeviler) döneminde Şiilik, Fars kimliğiyle öyle bir harmanlandı ki, parçalanmış aşiretlerden homojen bir imparatorluk anlatısı çıktı. Kürt Çıkmazı: Kürtler hiçbir zaman tek bir inanç veya ideolojik çatı altında birleşemedi. Büyük çoğunluğu Sünni (Şafi) olmakla birlikte; Alevi Kürtler, Ezidiler ve Yarsaniler gibi inançsal fay hatları var. Sünni Kürtlerin dini aidiyeti de onları ulusal bir kimlikten ziyade, çoğunlukla egemen İslam devletlerinin (Osmanlı vb.) tebaası olmaya itti. Yani din, Kürtlerde birleştirici değil, aksine uluslaşmayı geciktirici bir rol oynadı. Kürt coğrafyasının (Zagros ve Bohtan dağları vb.) sarp ve izole yapısı, tarih boyunca merkezi bir otoritenin kurulmasını engelledi. Bu izolasyon, ortak bir edebi/resmi dilin gelişmesini de ket vurdu. Bugün Kurmancî, Soranî ve Zazakî konuşan gruplar arasında dilsel bir bariyer var. Dağlar, aşiret kültürünü besledi. Bir Kürt, kendini önce ulusunun bir parçası olarak değil; Barzani, Talabani, Berzenci, Bucak, Jirki, İzol, Bekran veya bir başka aşiretin üyesi olarak kodladı. Bu yerel sadakat, uluslararası statükonun Kürtleri birbirine karşı
Sosyoloji
Güzelsin, Kitle imha silahları kadar tehlikeli Ve bir kurşun gibi apansız.. Duyuyorsun değil mi kelimelerimden Yanmış barut kokusu gibi tüten sevdamı ? İşitiyorsun muhakkak, Parçalanmış hayallerin yağmur sesini Ve görüyor gibi oluyorsun, Sana yönelmiş sayısız işaret parmaklarımın Hücum emriyle bir kılıç gibi uzandığını İşte bu senin harbindir. Zaferin, yenilgim kadar mutlak Esaretim, gizlice sevinçlidir..