Her yazar, yarattığı metnin bir anlamda babasıdır, ama bu metne nasıl bir babalık yapacağı onun kişisel karar ve seçimine bağlıdır. Her şeyi bilecek ve öğretecek midir? Yargılanacak mıdır? Eğer yargılayacaksa, yargılarında sorgulayıcı mı yoksa uyumlu mu olacaktır?
Karanlıkta ışığın parlıyor.
Bilmiyorum, nereden geliyor.
Çok yakındaymış gibi görünüyor,
Oysa o kadar uzak ki.
Adını bile bilmiyorum,
Ama ne olursa ol;
Parla,parla küçük yıldız !
“Türkiye'deki egemen korporatif düşüncenin en yetkin sistematik düşünürü Ziya Gökalp'tir. Gökalp'in fikirleri sonraları basit sloganlara ve mitlere dönüşmüştür."
Karanlıkta ışığın parlıyor.
Bilmiyorum, nereden geliyor.
Çok yakındaymış gibi görünüyor,
Oysa o kadar uzak ki.
Adını bile bilmiyorum,
Ama ne olursan ol;
Parla, parla küçük yıldız!
Karanlıkta ışığın parlıyor.
Bilmiyorum, nereden geliyor.
Çok yakındaymış gibi görünüyor,
Oysa o kadar uzak ki.
Adını bile bilmiyorum,
Ama ne olursan ol;
Parla, parla küçük yıldız!
(Eski bir İrlanda çocuk şarkısından)
Sayfa 5 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı: İstanbul, Eylül 2017·Kitabı okuyor
Annemin gözünde bir yıldızdım. "Işık karanlığı tanımaz. Sen öyle bir parla ki yanında olan herkes ve her şey aydınlansın. Öyle bir gülümse ki etrafındaki herkes mutlu olsun. Öyle bir enerji saç ki kayalar, dağlar, yer yerinden oynasın. Sen dokunulmaz ol ki insanlar sana yaklaşsın..." derdi annem ben küçükken. Renkli düşler kurmama vesile olurdu. Her yıldız nedense aynı parlamazdı. Bunu da biliyordum.