'"Düş’ten ayrılmak istediğini biliyorum, ama bil ki gerçek olan benim.
Yaşantın ve kendi seçimlerini yapıp, kararlarını verdiğine inandığın dünyan gerçek değil... onlar korkunç birer kâbus. Evlenmen, çocuklarının olması, kariyer yapman, bir ev satın alman, başkaları tarafından takdir edilmen, bel bağladığın diger bütün bu şeyler,inandığın ve diğer yeğlediklerin, birer idol saydığın her şey aslında anlamsız totemlerdir.
Bir tek 'düş' gerçektir," diye onayladı. " 'Düş', var olabilecek en gerçek şeydir. Gerçek olanın dünyasinda sen hareket etmeyi ögren. Burada artık alışkanlıkların , inançların ve eski kalıpların, anlamlarını bütünüyle
yitirirler. Senin gerçeklik diye nitelediğin yalnızca bir görüntüden ibarettir, bu bütünüyle baş aşağı edilmeli ki, sen yanında eski bir şey taşıma... Nasıl düşüneceğini, hissedeceğini, nefes alacağını ve besleneceğini, eskisinden bütünüyle farkl bir biçimde yeni baştan öğrenmelisin...
Varlığın amaçsız... acılarla dolu bir yaşam sürdü. Bir işin, bir maaşın yanıltıcı güvenliği ardına sakladığından , bu dünyanın yoksulluk ve acılarının kalıcı olmasına yol açıyorsun." Bu son saptamayı tatlılıkla , ama yine de oldukça ciddi bir ses tonuyla, çok vahim bir hasari gözden geçiriyormusçasina yapmıştı . "Yaşam ona bağımlı olunamayacak kadar değerli, gözden çıkarılamayacak kadar zengindir! Artik değişme zamanıdır!"