Rabb'im aslımızı, suretimizi, resmimizi iki cihanda da güzel eylesin. Her anımızı kaydeden ilahi kaydediciler, kompakt bir disk olup açıldığında bizi hüsrana uğrayanlardan eylemesin. Kaçtığımız her bucakta rabbimizin azameti bizi beklerken, saptığımız her yol ona çıkarken, onun ilahi huzurunda etimiz kemiğimiz yüzümüz bile bizi bırakıp yiterken omuzlarımızdan düşen "kulluk resmimiz" bizi utandırmasın. Ve Rabbimiz bizi içinde peygamberlerin, sıddıkların, evliyaların olduğu o mübarek cennete tab eylesin.
Başlamadan yarım kalmış bir aşk için ağıt
kaygıyla reddettim demin yorulmuş olduğumu
üzülmüş kozalaklara hayal kırıklığı sıktım üç el
sıktım çünkü daralmıştım
sıktım çünkü olup bitemeyenleri
kimselere ağlayamayacak kadar
yalnızdım
bir ağıt ısmarlamak isterdim
en uzak coğrafyanın dilini bilmediğim bir yaşlısına
başlamadan yarım kalmış bir aşk için ağıt içinde yırtılmış gökkuşakları
eski ahşap tırabzanlar
yöreye özgü adını ilk kez duyduğum
endemik bitkiler ve nesli tükenen hayvanlar
hayvanlar evet özellikle onlar
onlar tıpkı ben!
yaşlı kadının o ağıdı okuduğu sırada
tam o sırada
kozalakların başında
bir alkış kopsa
bir nümayiş
bir kıyamet bir bir şey
tam tekmil doğa tezahüratı
sonra bir kabir, ne güzel!
kötü yaşayanlar güzel ölseler diye
rica etsek Azrail’e
kabul eder mi ecel?
İnsanlar kır evlerinde, deniz kenarlarında ve dağlarda inzivaya çekilecek yer arar; sen de buna şiddetli bir özlem duyuyorsun. Fakat bu özlem çok cahilcedir. Eğer inzivaya çekilme isteğı duyuyorsan, gayet mümkün ve basittir bu: İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir. Üstelik insan inzivaya çekilmek için kendi içinden, kendi ruhundan daha huzurlu, daha sakin hiçbir yer bulamaz, özellikle de kendinde inzivaya çekildiğinde ona huzur verecek şeylere sahipse. Huzur dediğim zarif bir düzendir aslında. Kendini sürekli böyle bir inzivaya çekilmeye ver ve kendini yenile: Ancak önermelerin çok kısa ve özlü olsun ki, tüm acılar bir anda silinsin ve oradan hiç yıpranmadan dönebilesin.