Aynı şekilde, Darwin'in evrim kuramından beri pek çok bilim adamı ve zaman zaman da düşünür, insanın doğasını belirleyip ifade etme ve hayatın anlamını tanımlama işinin felsefeden bilime geçtiğini savunur. Söz konusu bilim adamları içinden önemli bir kısmı da insanın veya insan doğasının diğer hayvanlardan, niteliksel olarak değil de, sadece nicelik bakımından, dereceyle ifade edilecek şekilde farklılık gösterdiğini ve hayatın da hiçbir anlamı olmadığını ve olamayacağını öne sürer. Evrim kuramına gösterilen büyük direncin esas nedeni, herhalde bu olsa gerektir: Evrimci biyoloji, yanıtlayamayacağı, bu yüzden de felsefeye havale edilmesi gereken soruları yanıtlama cüretinde olmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zira hiç kimse hayatından memnun değildir, her şeyin daha iyisini hak etmektedir ve bu düşünce insanı asabi ve mutsuz kılar, tahammül yetisini köreltir. Sonra alışkanlık halini alır zaten sürekli söylenmek, şikayet etmek, beğenmemek, kızmak, küsmek. İnsan bu özellikleriyle fevkalade tutarlıdır.
Gerçeklik ne kadar yalın bir yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi bekletilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz.