Cansel K

Cansel K
Yarayla alay eder yaralanmamış olan
Türkçe Öğretmeni
131 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Reklam
7/10
·144 syf.·
2023 19. kitabı
Fikret aşık olduğu kişiyle mutlu bir yuva kuramaz çünkü aşık olduğu kişi Nejat evlidir. Nejat'ın tüm ısrarına rağmen kendinden yaşça büyük kocasıyla hayatına devam etmeyi seçer. Tabii ağır bedelle: Gençliğinin baharında günden güne solar. Eser bir açıdan Aşk-ı Memnu'nun antitezi gibi geldi bana. Tanzimat romanlarında da sıkça görülen iffetsiz kadın profilinin aksine hissettiği duyguların tüm ağırlığına rağmen "namuslu" ve ahlaklı davranan bir kadın karakterimiz bulunuyor. Yazarın niyeti aslında çok açık. Fikret'in kızı Nedret'e yazdığı son mektuptan anladığımız üzere aslolanın kocaya hürmet olduğu, aşkın eğer ulaşılmazsa zararlı olduğu mesajını veriyor. Fikret'in kocasını sevmemesine rağmen ona aşırı bağlı olması yoluyla da örnek bir kadın tipi oluşturmak istediğini düşünüyorum. Arka kapak yazısında belirtildiği gibi hastalık bağlamında değil, yasak aşk ve kadının yasak aşkta izlemesi gereken yolu anlatan bir kitap olarak değerlendirilmeli. Güzel betimlemeler ve duygu aktarımına rağmen ben de güçlü bir etki bırakmadı. Yormayan bir şeyler okuyayım ya da tarih sahnesinde silikleşen kadın bir yazarın bilinirliğine bir katkım olsun derseniz okuyabileceğiniz hoş bir eser. İyi okumalar...
1000k
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,007 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2023 14. kitabı
Törless adlı bir gencin ergenlikle birlikte yaşadığı dönüşümler anlatılıyor kitapta. Çoğu incelemenin de yazdığı gibi bir büyüme hikayesi. Ancak bence kitabın değindiği nokta ergenlikten daha fazlası. Aslında güç dengesinin insanı alçaltma ve yüceltme ikiliğine epeyce vurgu var. Sineklerin Tanrısı'ndaki gibi çocukların içindeki olası canavarı bir kez daha başka bir açıdan görmemizi sağlıyor. Kitabın bana hissettirdiklerini, düşündüdüklerini nasıl toparlayayım, nasıl ifade edeyim bilmiyorum. Aklımdan onlarca fikir geçiyor ama toplaşıp düzenli bir hal alamıyorlar. Şimdi ifade etmeye çalışayım. Törles her ergen gibi kimlik oluşturma ve ait hissetme ihtiyacı için bir gruba dahil oluyor. Masum gibi görünen, gizli ve ürkütücü emelleri olan ve yaptıklarına kendince kılıf uyduran karakterlerin oluşturduğu bir grup. Basit bir hırsızlık vakasıyla Basini adlı öğrenciyi türlü işkencelerle kullanıyorlar. Törles de bu iğrenç arkadaşlarını pek de onlara katılmadan izliyor. Ama tepki de veremiyor başta. Kimlik inşası burada yön değiştirmeye başlıyor. Kafasındaki diğerlerinden farklı sorularla ve aldığı terbiye ile yaşananlar çatışmaya başlayınca Törles'in de yolu şekilleniyor. Aslında kim olamayacağını, kim olmak istemediğini arkadaşlarına bakarak görüyor. Asıl çekirdekteki hırsızlık olayı ve devamı sorgulanmalı. O çocuk nasıl bu kadar işkenceye tahammül edebiliyor? Ona cinsel, fiziksel, psikolojik her türlü işkenceyi en ufak merhamet göstermeden uygulayan zorbalar daha ilk bakışta onun rıza göstereceğini nasıl anlıyor? İnsanlar arasında görünmez enerjilerle, mimiklerle, davranışlarla yayılan bir iletişim ağı söylemek istediklerimizden daha fazlasını söylüyor. Bu da diğerleri ile aramızda her an ve her durumda şekillenen bir güç mücadelesi oluşturuyor. İki tarafın birbirine saygı
Felsefe-Düşünce
Genç Törless’in BuhranlarıRobert Musil · İthaki Yayınları · 2022555 okunma
Reklam