6/10
·200 syf.··
2026 13. kitabı
Kısa kısa anlatılar barındıran bir kitap. Yazarın daha önce okuduğum kitaplarını çok beğenerek okumuş olmaktan kaynaklı hiç şüphe etmeden aldım elime fakat; yazarın tarzına uzak bir kitap. Bir solukta okunabilecek bir kitap kesinlikle değil her anlatı üzerine uzun uzadıya düşünülebilir. Hayatınızın ritmini biraz yavaşlatmanız gerektiğini de anlatıyor bence. Okunur mu? Evet bence okunur ama ara ara açıp birkaç sayfa çevirilip başka bir kitapla birlikte okuma yapılabilir gibi.
MektubPaulo Coelho · Can Yayınları · 20232,269 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:43
Yazarın daha önce okuduğum kitaplarına kıyasla bu kitabı okurken biraz sıkıldım bunun sebebi de bana göre Kitap ana karakter ağzından değil onu tanıyan insanların ağzından anlatılıyor buda sürekli ilgi noktasını değiştiriyor bu durumda bir süre sonra sıkıyor. Ayrıca ilahi dişil enerji, cadılık, şamanizm, tasavvuf, dansla transa geçme ve din felsefesi gibi çok fazla soyut konuya anlatılıyor bu tarz mistik sorgulamaların içinde değilseniz olay örgüsü sürekli vaaz veren veya felsefe yapan bir metne dönüşüyor.
Portobello CadısıPaulo Coelho · Can Yayınları · 20085,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Simyacı Romanı Hakkında İnceleme Yazısı
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:51
Paulo Coelho’nun Simyacı romanı, ilk bakışta sade bir serüven hikâyesi gibi görünse de, katmanlı yapısıyla insanın anlam arayışını ve bireysel dönüşümünü merkeze alan alegorik bir anlatıdır. Endülüslü çoban Santiago’nun maddi bir hazineyi bulmak için çıktığı yolculuk, zamanla insanın kendi potansiyelini keşfetme sürecine dönüşür. Bu yönüyle roman, klasik bir macera anlatısından çok, felsefi bir iç yolculuğun edebî ifadesidir. Coelho’nun dili bilinçli olarak yalındır. Bu yalınlık, metnin zayıflığı değil; evrensel bir okur kitlesine ulaşmasını sağlayan temel anlatım tercihidir. Semboller, tekrar eden metaforlar ve masalsı atmosfer, romanın ana fikrini destekler: İnsan, kendi yaşam amacına ulaşabilmek için korkularını aşmalı ve iç sesini dinlemelidir. Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı kültürlerden ve inanç geleneklerinden beslenen sembolik yapısıdır. Simya, çöl, kristal dükkânı ve “Kişisel Menkıbe” kavramı, yalnızca olay örgüsünü ilerleten unsurlar değil; aynı zamanda karakterin ruhsal gelişimini temsil eden metaforlardır. Bu nedenle roman, her okunuşta farklı anlam katmanları sunabilen bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, Simyacı eleştirilerden de tamamen uzak değildir. Bazı okurlar, romanın felsefesini fazla idealist ya da tekrar eden aforizmalar üzerine kurulu bulabilir. Ancak bu durum, eserin dünya çapında milyonlarca okura ulaşmasını engellememiş; aksine onu çağdaş kişisel gelişim ile edebiyat arasında köprü kuran en önemli romanlardan biri hâline getirmiştir. Sonuç olarak Simyacı, yalnızca bir yolculuk hikâyesi değil; insanın hayalleri, cesareti ve kendini gerçekleştirme arzusu üzerine yazılmış zamansız bir anlatıdır. Edebî derinliği kadar sembolik diliyle de dikkat çeken roman, her okunuşta okurunu kendi yaşam yolculuğunu yeniden
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Simyacı Kitap İncelemesi
Puan vermedi·192 syf.··
2025 6. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 21:58
Hayat düz bir çizgi değildir.Yürüdükçe şekillenen bir yolumuz vardır ve bu yol,engellerle örtülüdür,yolun birer parçalarıdır.Ne kadar olumsuzlukla karşılaşırsak karşılaşalım,yolumuza bunları aşmak için rehberler,işaretler koyulmuştur.Bunları görebilmek de bizim elimizdedir.Kimi zaman her şey bitmiş,rotamızı kaybetmiş gibi hissedebiliriz.Ama bu bir son değildir.Son dediğimiz yer,yine kendimizle buluştuğumuz andır.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 53. kitabı
Merhaba sevgili dostlarım. Kitap grubumuz birlikte aylar öncesinden okumuştuk kitabı fakat Brezilyalı yazarımız ve Türklere olan takıntısı artık sinirlerime dokundu diyebilirim. Simyacı harikaydı bir Türk vardı, Okçu’nun yolu da yine Mete gazoz’a ithaf edilmişti. Elif kitabında ise yine bir Türk kız… Eee yeter. Yazarımız reenkarnasyonu kendince anlatmaya çalışmış, aramış ya da yaşamış. Rusya’ya 9288 kilometrelik yola çıkarak Türk kadını Hilal’le birlikte geçmişte ne olduklarını bulmaya çalışmışlar.
ElifPaulo Coelho · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 462. kitabı
Sanat adı altında yazılan çizilen her şeyin belli bir ahlaksal bir prensibi olması gerekiyor. Dostoyevski'nin ebedi koca kitabında o masum kız çocuğunun ölümü gibi bu kitaplarda da her daim Mazlum masum olan insanların ölümleri gerçekleşiyor. Ben kitabın büyüklüğü yazarın büyüklüğü ne olursa olsun bir sanat eserin içerisinde bir kız çocuğunun veya bir kadının ölmesine karşıyım. Feminizm saçmalıklarından demiyorum. Çünkü bu tanrı kompleksi olan aşağılık bir durumdur. Kendisinden aciz olana el kaldırmak ve onu yaşamaktan mahrum bırakmak İnsan işi değil... Olmuş olan durumu belirtmek veya bunu farklı bir dille, anlatmak içinse yazılabilirim ama gerisi bana mantıklı gelmiyor
Kazanan YalnızdırPaulo Coelho · Can Yayınları · 20091,898 okunma