"İlk devinen ben değilim, ilk doğan ben. Sen beni çok gördün... Çok."
Bir şafak vakti Akçadeniz üstüne yürüdün, Yel oldun estin, bulut oldun ağdın. Şu gözlerimle gördüm. Bir sürmeli ceren dizine yatmış ağlıyordu. Kaç, sürmeli ceren, dedin.
Ağaçları kökünden söktüler, kuşları dallarından, göklerden topladılar, suları kuruttular, insanları hasta ettiler, sen geldin, arkanda bir top ışık bir minare boyu.
"İlk görünen ben değilim, ilk doğan ben. Sen beni çok gördün."