Türkan Şen

Türkan Şen
*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak... *Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi... *Uzlaşımsal değerlere meydan okumak... Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
10/10
·453 syf.··
2021 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2021 18:14
__Piruze diplomat babasının tayini üzerine Şam'a giderler. Annesi ve Piruze Şam'ı hiç sevmezler. Piruze bir gece gitmiş olduğu partide Wassim'e rastlar ve ona aşık olur. Bu aşkın onu ne kadar üzeceğinden haberi yoktur. __Wissem'de Piruze'ye aşık olur ve evlenirler. Bu evliliğe babası karşı çıkar, hiç istemez, ama düğün yapılır. Piruze'nin aşktan başı dönmüştür, her şey baştan çok güzeldir. Bir erkek çocuğu doğurur, bu onu daha da mutlu eder, baş üstünde tutulur. Sonra ikinci çocuk o da erkek, sonra üçüncü çocuk o da erkek. __Babası ordan oraya tayin olur, en sonunda Şam'a yakın olduğu için Ürdün'e gelirler. __Kayınpederinin vefatındaın sonra yavaş yavaş Wassim'in de gerçek yüzü ortaya çıkar. İlk önce evden taşınacaklarını, annesinin yanına gideceklerini söyler. Bu Piruze'yi allak bullak eder, annesinle geçinemeye- ceklerini, bir de üstüne üstlük erkek kardeşinin evlenip annesinin evine yerleşeceklerini duyunca başına kaynar sular dökülür. __Piruze Wassim'in kendisini aldattığını hisseder, hisleri doğru çıkar. Wassim'in tam evleneceği gün arkadaşı Cemil oyunu bozar, nikah yapılmaz. Piruze yıkılmıştır, fakat çocuklarının hatırı için Wassim'i affeder. Ama şiddet olanca hızıyla devam eder. Piruze dayanamaz ve çocuklarıyla birlikte kaçma planları yaparken, bu sefer de evin hizmetçisiyle Wassim'in münasebeti ortaya çıkar. Artık kaçmaktan başka çaresi yoktur. __Eşinin izin kağıdı olmadığı için yasal olmayan yollardan kaçmaya çalışan Piruze'yi Havalimanında Wassim bulur. Piruze çocuklarını bırakıp tek başına kaçar. Sonra aradan yıllar geçer Piruze'nin yüzü hiç gülmez, hep ağlar. __İstanbul'da kendine yeni bir hayat kurar, Wassim'den boşanır, ama çocuklarının velayetini alamaz. Birkaç kere Şam'a gitmesine rağmen çocuklarını göremez. Yıllarca çocuklarının hasretiyle
PiruzeSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202413,2bin okunma
Reklam

Türkan Şen

, bir kitap okudu
10/10
·453 syf.··
1 saatte okudu
·
2021 32. kitabı
Sinan Akyüz
8.7/10 · 13,2bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 17:47
Yaşar Kemal Ölmez Otu dizisinde; başı dara düşenlerin yarattıkları düş dünyasında nasıl yol aradıklarını, ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya onları yaşatırken bir yandan da onların görkemli hikayelerini anlatır. Kış geçmiştir, Yalak Köylüsü Çukurova'ya pamuk toplamak için hazırlanır ve iyi bir tarlada pamuk toplamaya başlarlar. Uzunca Ali annesi Meryemce yaşlı olduğu için köyde yalnız başına bırakır. Köylü başlar konuşmaya ve Uzunca Ali'yi annesini öldürmekle suçlar, onu bakışlarıyla aşağılar. Memidik'in ise Muhtar Sefer'e öfkesi gün geçtikçe dayanılmaz bir hal alır onu öldürdüğünü sanır, ama başkasını öldürmüştür. Taşbaşoğlu mağaradan kaçar, ama donma tehlikesi atlatır, çok zor günler geçirir, sonunda köylüsünü özler ve pamuk tarlasına karısının, çocuklarının yanına döner. Ama çok zayıftır, küçücük kalmıştır, hastadır. Kimse tanıyamaz onu, karısı bile. Tasviri gelmiş diye rivayet çıkarırlar. Bir tek Hasan Taşbaşoğlu Emmisini tanır, onunla sohbet eder. Muhtar Sefer Taşbaşoğlu'nun ermişliğiyle alay eder. Sonunda Memidik intikamını alır, ama hapse düşer. Yalak köylüsü on dört tarla daha toplar, hepsi zengin olmuştur. Uzunca Ali kasabada bi an bile durmadan, yanını yönünü görmeden dağlara doğru yel gibi gider "Anam" der, "Meryemcem" der. "Seni bu sefe sağ bulmalıyım ki.. Bir daha gözümden ayırmam." Uzunca Ali annesini sağ bulabilecek mi? Ya Hasan'ın Taşbaşoğlu Emmisi, o nerede?
Ölmez OtuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,429 okunma
Bin yıllık bahar toprağının üstüne oturduk, diyordu türkü. Yüz bin yıllık aşka geldik. Toprak kadar eski. Aşkta buluştuk, ölümde buluştuk, yüz bin yıllık bahar toprağının üstüne oturduk. Aşka geldik. Ala kanımız birbirine karışacak, karıştı, diyordu. Ve türkü uzuyor, uzadıkça uzaklaşıyordu.
Sayfa 340 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu