Türkan Şen

Türkan Şen
*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak... *Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi... *Uzlaşımsal değerlere meydan okumak... Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
Çok sıcak vardı. Irgatların yönü Torosa dönüktü. Toroslar eriyip dumana kesmiş, ışık içinde bir batıyor, kayboluyor, bir soluk, yatık bir kuşak gibi ovayı çeviriyordu. Uçuk mavi, ipince... Çok sıcaklarda Toroslar hep böyle olur, bir batar, bir çıkar.
Sayfa 136 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bu sıcak batsın," diyordu. "Sıcak neysem ne ya, şu kan ılık çamurlu su insanı öldürüyor. Şu sinek, şu Çukurova batsın. Taşbaş Efendimiz batsın. Hazır Kırklara karışmışken bize bir rızk uydursa da başka yerden, şu Çukurova cehenneminden kurtulsaydık..."
Sayfa 134 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
"Bu kartallar orada üç gün, bir hafta, on gün döner dururlar. Sonra da birisi gelir oraları arar arar, bir leş bulamaz... Bulamayınca da kuyuya bakar, kuyuda kuyunun aynasında ölünün gözlerini görür cam gibi. Görünce de ölüyü oradan çıkarır. Çıkarınca da kimin öldürdüğünü anlar. Araştırır. Araştırınca da bulur. Kim gezer buralarda geceleri? Bir Sefer, bir de Memidik. Kim öldürdü ölüyü? Memidik öldürdü."
Sayfa 107 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Güneş kavuruyordu. Güneş değil gökyüzünde bir köz yığınıydı. Çukurovaya bir boz duman çökmüştü. Tüten, ağır, ipiltili bir ışık dumanına batmıştı Çukurova. Anavarza kayalıkları dumanlı, ışıklı bir ipiltiydi. Tütüyordu. Yüz adım ötesi gözükmüyor, tüten bir ipiltiye kesiyor, her yanı kamaş kamaş eyliyordu. Ceyhan ırmağı sıcak, yalp yalp eden erimiş, ışığa kesmiş, tüten, alttan akan, durmuş bir gümüş suyuna benziyordu.
Sayfa 105 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Gavur dağları uçuk bir mavide, bir duman perdesi gibi seçiliyordu. Dağların üstünde üç büyük yıldız, birisi kuyrukyıldızı, yalp yalp ediyordu. Kuyrukyıldızı dönüyor, kıvılcımlanıyor, yalbırıyordu. Dağların başında, ötelerde incecik, görülür görülmez bir ışık çizgisi, belli belirsiz yayılıyordu.
Sayfa 96 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu