Ömrüm sebebsizleşiverdi, gayesizleşiverdi birdenbire. Asıl en fecii, bu önümdeki boşluk değil, hayır asıl arkamdaki boşluk! Sanki, onu hiç sevmemişim, onunla hiç sevişmemişiz gibi geliyor bana.
İnsanın körlüğünün sınırlarını son noktaya dek zorlayacaktım! Bu körlükten istifade ederek mutlak bir kudrete sahip olacak müthiş bir ayrıcalık elde edecektim! ... Hakikati öyle bir tahrip edecektim ki torunlarımın torunları dahi bundan bahsedeceklerdi. İnsanlar üzerinde devasa bir deney gerçekleştirecektim!
En değerli organlarımdan birini uğrunda severek, isteyerek hiç çekinmeden feda ederdim. Ondan sonra mutluluğu hiç tatmadım; onu hiç unutamadım. Onun dışında başka biriyle o denli içli-dışlı olmadım asla.