"Ah insan... gözyaşının ve gülmenin dini olmadığını bildiğin halde başkalarının kutsalına saygı duymamak için bir bardak suda fırtına koparmaya hazırsın."
Bir insanın hayata adım atar atmaz kendisini içinde bulacağı maskeli balo hakkında haberdar edilmesi son derece önemlidir. Zira aksi halde pek çok şeyi anlamakta ve onlara katlanmakta başarısız olunabilir. Hatta kafası tamamıyla karışan insan, kalbi daha iyi bir hamurdan imal edilmiş birinden her zaman için daha uzun ömürlü olacaktır. Bu yüzden bırakalım da gençler, bu maskeli baloda elmaların balmumundan, çiçeklerin ipekten, balıkların mukavvadan yapıldığını ve her şeyin ama her şeyin birer oyuncak ve ufak zırvalıklardan ibaret olduğunu öğrensinler. Sonra birbirleriyle ciddiyetle iş yapma kararlılığında olduklarını zannedebileceği iki insandan birinin sahte mallar tedarik ettiğini ve diğerinin de sahte parayla ödeme yaptığını görsünler.
Fiziksel zevkler bir insanı doğru yoldan çıkardığı zaman, hataya düşen şey onun şehvani tabiatı, benliğinin hayvani kısmıdır. O, bu zevklerin cezbedici yanları tarafından ayartılır. İçinde bulunduğu anın etkisine teslim olmuştur ve neticelerini düşünmeksizin hareket etmektedir. Öte yandan, eğer o, bedensel zayıflık yüzünden hiçbir zaman terk edemediği kusurların onu terk etmesi ve fiziksel zevkler için takati kalmaması nedeniyle bu noktaya ulaşmışsa ve bu yüzden açgözlülüğe sarılıyorsa o zaman zihinsel arzu maddi arzunun yerini almış demektir. Bu dünyanın bütün iyi şeylerini temsil eden, bu noktada bütün iyi şeylerin soyut hali olan para, şimdi soyut olarak bencillik olan tenin bütün ölü ve körelmiş şehvetleriyle aşırı derecede gelişmiş kuru bir gövde haline gelmektedir. Duyuların geçici zevki iyice düşünülüp hesaplanmış olan para tutkusuna dönüşmüştür ki onun hedeflediği şey de tabiatı itibarıyla sembolik ve tıpkı onun gibi yok edilemezdir.