Joyce Carol Oates bu romanda tarihsel gerçeklikten beslenen bir kurgu oluşturmuş. Bunu yaparken de bilimsel otoritenin karanlık yüzünü ve bu otoritenin özellikle kadın bedeni üzerindeki tahakkümünü merkeze almış. Roman, bir doktor figürü üzerinden ilerliyor. Bu doktor karakteri tarihte gerçekten yaşamış üç farklı doktordan ilhamla oluşturulmuş. Bu üç doktor da tıp tarihinde önemli buluşlara imza atmış insanlar. Fakat bu buluşları ve tıbbi keşifleri yaparken köleler ve göçmenler üzerinde insanlık dışı deneyler yapmışlar maalesef. Oates de buradan hareketle bir akıl hastanesine kapatılmış kadınların, yarattığı Doktor Weir karakteri tarafından nasıl insanlık ve etik dışı muamelelere maruz bırakıldığını anlatıyor bize. Bunu yaparken izlediği yol çoğu okura ilginç gelecektir. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacak. Okumayanlar için çok fazla anlatarak heyecanını kaçırmak istemem. Ama şunu söyleyeyim ki herkesin kaldırabileceği bir metin değil.
Metin boyunca, kadın bedeninin nasıl tanımlandığı, kim tarafından tanımlandığı ve bu tanımın ne tür sonuçlar doğurduğu temel mesele haline geliyor. Kadın bedeninin sürekli bir nesneye indirgenmesi romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Doktorun (ve genel olarak erkek egemen tıbbın) kadınları inceleme nesnesi, patolojik vaka, kontrol edilmesi gereken beden olarak görmesi, metnin merkezinde yer alıyor. Tarihsel olarak kadın sağlığının “özel alan” sayıldığını, erkek bedeninin ise “norm” kabul edildiğini biliyoruz. Hatta bu yüzden kalp krizi belirtileri bile uzun süre erkeklere göre tanımlandı kadınların semptomları görmezden gelindi. Kadın sağlığı sistematik olarak değersiz görülüyor ve kadınların problemleri (örneğin pcos) önemsiz sayılıp kadın sağlığı sadece üreme sağlığına indirgeniyor. Romanda Dr. Weir bu bakış açısınıa "rağmen"
KasapJoyce Carol Oates · Dedalus Yayınları · 202545 okunma
Dr. Nicole LePera’nın Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır? kitabını okurken sık sık kalemi elime alıp satırların altını çizdim. Çünkü bu kitap insana sadece bilgi vermiyor, aynı zamanda kendi iç yolculuğunu dürüstçe görmesi için aynalar uzatıyor. Daha ilk sayfalarda iyileşmenin kolay bir şey olmadığını, hatta çoğu zaman sancılı bir süreç olduğunu hatırlatıyor: zorlanma olmadan iyileşme nadiren gelir. Bu cümle bana, değişimin bazen küçük bir ölüm gibi hissettirmesinin aslında doğal olduğunu gösterdi. Yeni bir parçanın doğması için bazı eski parçalarla vedalaşmamız gerekir..
Hamileliğimle bu satırların birleştiği yer çok derin oldu. Çünkü şu anda eski benliğimin bazı parçalarını geride bırakıyor, yeni bir kimliğe hazırlanıyorum. Sadece anne olmanın değil, aynı zamanda kendi içimde yeniden doğmanın eşiğindeyim. Ve fark ediyorum ki, iyileşme yolunda en önemli adımlardan biri kendi içimdeki çocukla tanışmak. LePera’nın anlattığı gibi, çocukken sevgiyi kaybetmemek için bastırdığımız yönlerimiz bugün hâlâ içimizde yaşıyor. Sezgileri susturulmuş bir çocuk olmak yetişkinlik halinde sahte bir benlik yaratabiliyor. Yazarın “yeniden ebeveynlik” kavramı işte bu noktada devreye giriyor. İnsan, kendi kendisinin ebeveyni olmayı öğrenmedikçe geçmiş yaralarını taşıyor. LePera bunu dört direkle anlatıyor: duygularımızı düzenlemek, kendimize şefkatle disiplin uygulamak, öz bakım yapmak ve çocukça merakı geri kazanmak. Bunları okurken şunu düşündüm: Ben bebeğime nasıl bir anne olmak istiyorum? Sanırım cevabı bu dört direğin içinde buldum. Duygularını tanıyabilen, sınırlarını bilen, kendine özen gösteren ve hayata merakla bakan bir anne… Bu yüzden kitap benim için sadece kişisel bir iyileşme metni değil, anneliğe hazırlanırken bir rehber oldu.
Sınırlar üzerine yazdıkları da beni çok
Kitabı az beğendim. Dili çok yavan alıntı çok az, gerçek bir sanat eseri veya bilimsel eser olabilecek bir nitelikte değil, yaşadıklarını ve kendisini etkileyen kısımları elinden geldiği kadar anlattıgı bir kitap. Ayşe Duman ile yüzyüze görüştüğümüzde konuşmaya vakti olmadıgı için zannediyorum kitaplarını önerdi ilk bunu okudum ardından da "dolunayın özgür kadınları" nı okuyacağım. 1,5 2 gün gibi bir sürede hızlıca bitti zaten harfler büyük ve satır arası boşlukları fazla.
Yazar kadın dogum uzmanı kendisine gelen hastalara tanı konulamadıgında aslında sebebin gayet psikolojik oldugunu farketmiş ve resmen bu noktada ilerlemelerini anlatmış kitapta. Açıkcası bir psikoloji lisansına sahip olması durumu gözümde daha etik kılabilirdi. Ama ben sözde egitimlerden, madalyalardan vs daha cok hakikatin peşinde olan biriyim ve bilginin kaynagının resmi yollar olması cok ilgilendiğim bir mevzu değil, halihazırda günümüzün diplomalı bilgisizleri ile dolu bir topluma geldiğimiz de göz önüne alınırsa hakikatin okullardan değil de hayattan geçtiğini fikrine daha çok hak verebiliriz.
Ayrıntılı değil son derece özet geldi, regl agrısı ile ilgili bilimsel araştırma yapmak istiyorum ama araştırmama ekleyebilceğim bir kısım olmadı ne yazıkki... Genel bir fikir verdi. Muhafazakar düşünce yapısındaki insanların da ilgisini cekecektir eser mutlaka.
Biraz da içerikten bahsetmem gerekirse... Kadın olmak, kadın olmayı reddetmek, kadın olmayı yük görmek, sırf kadın oldugu için kadınsı hallerden dolayı kısıtlanmak ve aşağılanmak kadının özünü incitiyor, yıpratıyor kadın kimliğimizle barışamadıgımızda ise vücut sinyal vermeye başlıyor. Örneğin PCOS, sebebi bilinemeyen mantarlar, sebepsiz kısırlık, hamileliğin gerçekleşmemesi, vajinismus gibi... Yazar özetle hastalarında bu durumların üstesinden
“Polycystic ovary syndrome (PCOS) is a women's most common endocrinopathy. PCOS also leads to infertility. PCOS women may have obesity, amenorrhea, oligomenorrhea, infertility, or androgenic. PCOS patients are also at increased risk of both diabetes and diabetic complications and cardiovascular disease, with a chance of 7-fold typical myocardial infarction. We know if PCOS patients are screened for these diseases, many long-term complications can be prevented.
For women with PCOS, exercise is essential because exercise reduces insulin levels, can help weight loss, is essential for cardiovascular health, and can help improve mood. Exercise can help in reducing insulin directly after a meal. So go for a stroll or find a fun way to push your body after consuming a meal. Any increase in exercise helps to find an activity, sport, or exercise you enjoy. If you're not doing much use now, start slowly and build up your fitness goal. If you only exercise occasionally, try to exercise more regularly. Work to increase your physical activity to 60 minutes per day, at least 5 days a week.
Pcos ve beslenme alanı arasında güzel kalıcı ve dünya üzerinden bilimsel verilerle karşılaltırılıp öğretici ve şahane bir kitap birgünde okuyorsunuz tavsiyemdir :)
PKOS ve BeslenmeKübra Zeydanlı · Dorlion Yayınevi · 2019127 okunma