Üniversite mezunu ile kendi kendini yetiştirmiş kişi arasındaki fark, bilgi düzeyinden çok dirim gücü ve kendine güven düzeyinin yüksekliğinde ortaya çıkar.
“...Kitaplar gizli bir kardeşlik bağının işaretiydi. Kendisini çevreleyen kaba saba dünyaya karşı tek bir silahı vardı çünkü; belediye kitaplığından aldığı kitaplar, her şeyden önce de romanlar. “
Bu dünyada gençlik ve güzelliğin bir anlamı yoktu; birbirinin tıpatıp eşi, ruhları görünmez olmuş bedenlerle dolu uçsuz bucaksız bir toplama kampından başka bir şey değildi yaşadığımız dünya.
“Senin yazdıkların sadece çevrendeki insanların ilgisini çekecek, başka insanların bu kitabı alması zor gözüküyor.”demişlerdi. Otizim başka nasıl anlatılır ki?
Birsen kendini tanımaya, kabullenmeye çalışan kitabın kahramanı ve aynı zamanda yazarı. Kitapta kendi otizminden bahsederken aynı zamanda konu hakkında farkındalığı artıyor. Otizmli insanların iç dünyasını anlamak zor, hatta ben iletişim kurarken zorlandığımı itiraf etmeliyim. Birsen duygu ve düşüncelerini açık ve yalın bir şekilde anlatmış. Çoğu kez yaşadığı duyguları bizlerin de yaşadığını düşündüm. Aslında mesele otizm deyip ayrıştırmak değil, anlamaya çalışmak ve farklılıkları kabul etmek. Otizmli ailelere, öğretmenlere ve otizmi tanımak isteyen herkese tavsiye ediyorum. Teşekkürler Birsen Başar