Fakat, en uygun koşullarda yetişen çocuğun bile ruhsal dünyasında, bir zamanlar anne kucağında yaşanmış tatlı bir cenneti yitirmiş olmanın ilkel bir acısı ve bu cennete karşı evrensel bir özlemin kalıntısı bulunmaktadır. Bebeklikte, en çaresiz ve bağımlı bir dönemde yaşanılmış ve sonradan yitirilmiş olan bu cenneti yeniden bulma gereksinimi, Erikson’a göre, bir tanrıya inançta simgeleşmektedir ve dinlerin temelini oluşturmaktadır.
Çoğunluğun zorbalığının neden olabileceği aşırılıkların çarpıcı bir örneği 1812 Savaşı sırasında Baltimore’da yaşanır. O dönemde Baltimore’da savaş popüler bir konudur. Açıkça savaş karşıtlığı yapan bir gazete bu tutumuyla şehrin sakinleri arasında hoşnutsuzluk uyandırır. Halk toplanır, baskı makinelerini kırar ve gazetecilerin evlerine saldırır. Milisler çağrırılmak istenir ama onlar bu çağrıya hiç karşılık vermezler. Halkın öfkesinin tehdidi altındaki talihsizleri kurtarmak için onları suçlu gibi hapishaneye götürme kararı alınır. Bu önlem bir işe yaramaz: halk gece yeniden toplanır, yüksek görevliler milisleri getirmekte yine başarısız olunca hapishaneyi zorlarlar, gazetecilerden biri olay yerinde öldürülür, diğerleri öldü diye bırakılır: adalete teslim edilen suçlular jüri tarafından beraat ettirilir.
Eski monarşi döneminde Fransızların, kralın hiçbir zaman yanılmayacağı konusundaki fikirleri sabitti, olur da kötü bir şey yaparsa hatanın danışmanlarında olduğunu düşünüyorlardı. Bu durum itaati son derece kolaylaştırıyordu. Halk yasak koyucuya sevgi ve saygı duymaktan vazgeçmeden yasa karşısında homurdanabilirdi. Amerikalılar da çoğunluk hakkında aynı görüşe sahiptir. Çoğunluğun manevi tahakkümü ayrıca en büyük sayıda olanların çıkarlarının, az sayıda olanların çıkarlarına tercih edilmesi gerektiği ilkesine dayanır.
Öyle insanlar var ki, bir halkın sadece kendisini ilgilendiren konularda adaletin ve aklın sınırlarından bütünüyle çıkamayacağını, bu nedenle de tüm iktidarı onu temsil eden çoğunluğa vermekten korkmamamız gerektiğini söylemekten çekinmiyorlar. Ne var ki bu bir kölenin dilidir.