Kitabı pek beğenmedim . Özellikle çocuk kitabı olması dolayısıyla içerisindeki argo sözcüklerden arındırılmalı dıye düşünüyorum. Görselleri de pek sevemedim
Sürekli bize nasıl hissetmemiz, nasıl davranmamız gerektiğini dikte eden bir kültürde yaşıyoruz. Bir öğrenme çıktısı olarak buna boyun eğme ve ileriye taşıma, bir sonraki nesle aktarılıyor. Tabi gerçek değişmiyor değil mi? Bu zincir iyi gelmiyor iyi hissettirmiyor bizlere. Değişim istiyoruz. Değişemedikçe bedenimiz sinyaller yolluyor bize.
Değişim adına arayışta olan ve iyileşme için çabalayan kişilere sürekli affetme halinden bahsedip nasihatlar verme durumu havalarda uçuşuyor.
Sahi affetmek iyi gelir mi herkese? Bu konuda tek bir doğru var mıdır?
İşte yazar bizlere dikte edilen bu hallerden bahsediyor. Affetme, boyun eğme, sorgusuz inanma, sevme, duygular, aile ilişkileri, sınırlar….. ve temelleri bebeklikte hatta biz daha doğmadan atılan şemalar silsilesi… Yaşadıklarımızın izin verdiği ölçüde görebiliriz çevremizi… Bu çerçevenin izin verdiği kadarıyla sorgulayıp değiştirmeye çalışırız. Bazen yıllarca terapiye gideriz ve ilerleme kaydedemeyiz. Bazıları ise iyileşme haline daha hızlı erişir.
Etkili olan faktör? Biz miyiz? Terapistimiz? İlişkilerimiz? Anlaşılmak? Şemalarımız? Bedenimiz? Sorgulama ve ifade etme cesaretimiz?
İçindeki Çocuk Bir Yuva Bulmalı | Stefanie Stahl
Her birimizin içinde “gölge” ve yazarın deyimiyle “güneş çocuk” var birer parça...
Zaman zaman içimizdeki bu parçalardan biri galip geliyor.
Güneş çocuğunuzun daha aktif olması ve aslında gölge çocuğunuzla barışmanız açısından kitaptaki açıklamalar; #savunma ve #telafi mekanizmalarının tanınması, aydınlatılması, bireysel yapabileceğiniz #etkinlik ve pratiklerle sürecinizi destekleyecektir.
Amacımız gölge çocuğumuzdan kurtulmak değil. Onu tanıyıp ilişkimizi onarmak
Hazır mısın içindeki çocuğun:
ihtiyaçlarını
önem ve önceliklerini
sorumluluk algısını
reddedilmeye ilişkin tepkilerini
şemalarını
kurallarını /güzel öğrenmelerini
sınırlarını
korunma stratejilerini
korku, algı, özfarkındalık ve ilişkilerini
duygularını
Tanımaya.
#içindekiçocukbiryuvabulmalı #stefaniestahl #pegasusyayınları #içindekiçocuk #çocuk #ihtiyaç #farkındalık #gelişimpsikolojisi #pskoloji #algı #kitapönerisi #kitapalıntıları #kitaptavsiyesi #gelişim #büyüme #çocukyetiştirme #annebabaakademisi #benlik #benlikalgısı #özsaygı
Bilmek Seni Özgür Kılacak | Alice Miller
Yaşanan sağlık sorunlarına çözüm ararken, çok bilinen liderlerin hayatları okunurken hatta bazen #psikolojik yardım alırken (terapistin kör noktalarının etkisiyle(!?)) #çocukluk yaşantılarının, #travmatik deneyimlerin göz ardı edildiğini görüyoruz.
Böyle bir durumda yazarın deyimiyle hazine sandığımızı açmaya #cesaret edemediğimizde, çocukluğumuzdaki yaşantıların şu ana etkisini fark edemediğimizde hatta tüm bunlar #bedensel anlamda bizlere işaret veriyor olsalar bile anlam veremediğimiz yaşantıların etkisiyle #çaresizlik ve #boşluk içerisinde zor #duygularımız reddetmeye çabalarız. Bu nedenle gerek #bireysel anlamda gerek de tıbbı ve psikolojik #yardım aldığımız anlarda bizlerin ve bize eşlik eden uzmanların duygusal gelişimi ve bireysel farkındalık gelişimi oldukça mühim bir meseledir.
#Farkındalık gelişimi dedim çünkü bu bir süreç ve bireyler bu konuda dikkat göstermediklerinde yazarın deyimiyle, sahip olduğumuz blokajlar çerçevesinde, onların izin verdiği kadarıyla görürüz dünyayı…
#Kitap genel olarak #bebeklik ve #çocukluk deneyimlerinin; bireydeki etkileri, oluşturduğu blokajlar, #ebeveynlik algısı, kişinin kendisiyle olan ilişkine etkisi, kısacası bireysel ve toplumsal etkilerinden bahsediyor. Her kitabını olduğu gibi bu kitabını da severek okudum #alicemiller ın. Severek okumam bazı sancılar çekmemi engellemedi tabi… Bu sancıları çekmek beni kendime bir adım daha yaklaştırıyor.
️Yazar bu kitapla birlikte okuru; fark edip, eskiden böyleydi denilen noktadan “ben çocuklarıma öyle davranmayacağım” denilebilen noktaya ulaşması için desteklemeyi hedefliyor.
Sadece bakmak yerine, görebildiğimiz
Yargılayıp eleştirebildiğimiz,
Kendimize bir adım daha yaklaşabildiğimiz, Blokajlarımızı fark edip
Bütün bir ben olabildiğimiz ve
Ait
“İnsanlar konuşabilseler keşke” diyor sadece. “Ne bağırsalar ne sussalar.
Yazarım okuduğum ilk kitabıydı. İlgi alanıma pek yakın bir tarz olmamasına rağmen akıcı bir okuma oldu benim için .